Umut Can

Umut Can
@LordAuch
Louis-Ferdinand Celine, Georges Bataille, Fernando Pessoa ve Henry Miller okumayı severim.
Ankara
14 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
@LordAuch·
·
sabitlendi
Hayatın geri sarma tuşu yok!
8/10
·452 syf.··
2025 2. kitabı
"Kavuşulamamış bir arzu, Tanrı korusun, neler yaptırmaz insana?" (Spoiler) Choderlos de Laclos, bu kitabını yayımladığında yıl 1782'ydi. Fransız Devrimine henüz 7 yıl vardı ve burjuva sınıfının ahlaksızlığını ve ikiyüzlülüğünü anlatmanın tam zamanıydı. Romanın iki ana karakteri Vikont de Valmont ile Markiz de Merteul; zengin, çapkın, hayatta sadece eğlenmek ve zevk almak için yaşayan (ne de olsa paraları var, yazın sarı kula eşliğinde inşaatta çalışmalarına gerek yok) burjuvalardır. Gözlerine hem ahlaklı ve kocasına son derece sadık olan Madam de Tourvel'i, hem de birbirlerine aşık olan iki genç Matmazel Volanges ile Danceny'e kestirirler. İki burjuvanın tek amaçları eğlenmek ve hayatlarına biraz zevk katabilmektir, başkalarının zararına ve hayatlarının kararacak olma ihtimaline rağmen. De Laclos'un mesajı açıktır: İnsanlarla kuracağınız ilişkilere dikkat edin, bazı insanların niyeti sandığınız gibi değildir, bazı ilişkiler son derece "tehlikeli ilişkilerdir" ve hayatınızı karartabilirler. Ne de olsa hayatın geriye sarma tuşu yoktur! Özellikle yazıldığı dönemde kadın sadakatinin (ve bekaretinin) önemli olduğu ve kadınların en ufak yanlışlarında toplumsal baskıya maruz kalacakları eski dönemlerde bu roman, bir yandan genç kızlara erkeklerle kuracakları ilişkilerde "adımlarını dikkatle atmalarını" belirtirken diğer yandan (tam tersi bir işlev görerek) tamamen kendi ayakları üzerinde duran Markiz de Merteul karakterinin özgür ruhluluğuna ve çapkınlığına dikkat çeker. Markiz de Merteul, kocası öldükten sonra onun malvarlığına sahip olur ve ekonomik özgürlüğünü böylelikle elde ettikten sonra toplumun ondan beklediği gibi evlenmek istemeyip sevdiği erkeklerle gönül eğlendirmeye çalışır. O zor şartlarda bir kadının özgürleşebilmesinin yolunun önce kadının ekonomik
Tehlikeli İlişkilerChoderlos de Laclos · Engin Yayıncılık · 1999712 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Umut Can

, bir kitap okudu
8/10
·255 syf.·
2026 4. kitabı
Octave Mirbeau
6.2/10 · 52 okunma
Osmanlı'da Aşk ve Cinsellik Sandığımız Gibi Değildi!
9/10
·240 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 23:15
Dror Ze'evi, bu kitabında Osmanlı'da insanların en özel hayatını, aşk ve cinsellik dünyalarını titiz bir araştırmayla ele alıyor. Hatta yazarın şöyle bir tezi var kitapta: Osmanlı'da sandığımız gibi cinsel suçların çoğu yasaklı değildi ve cinsellik Osmanlı toplumunda çok da ayıp bir şey değildi. Osmanlı toplumu, özellikle 19. yy'a kadar cinsellikte pek çok aşama kaydetmişti. Eserin 6 bölümü var ve her bölümden birkaç ilginç bilgi paylaşayım belki konuyu daha detaylıca öğrenmek için araştırır okursunuz. Eserin ilk bölümünde bence en ilginç nokta, İslam dünyasında kadınların aslında "yarım erkek" ya da "olgunlaşamamış erkek" olarak görülmeleri ve bu nedenle asla erkeklerle eşit statüde kabul edilmemeleridir. İkinci bölümde ilginç olan bilgi, Osmanlı'da hiçbir cinsel suçun cezası idam değildir. Bir kadın zina yapsa bile öldürülmezdi. Sandığımız gibi Osmanlı'da aldatanlar, fahişeler ya da zina yapanların kafası kesilmiyordu. Üçüncü bölümdeki ilginç nokta, mutasavvıfların genç erkekleri izleme zevkinin (en-nazar ila d-emred) onların sonunu getirmiş olmalarıdır. Dördüncü bölümde Osmanlı rüya tabirinde hiçbir cinsel rüyanın cinsel olarak yorumlanmadığını görüyoruz (Freud'un psikanalizinin aksine). Örneğin yolculuğa çıkan bir erkeğin rüyasında annesiyle seviştiğini görmesi, adamın annesini özlediğini belirtirdi. Beşinci bölümde günümüzde Ramazan'da çocuklara izletilen Karagöz oyunlarının Osmanlı döneminde oldukça kaba dilli, erotik içerikli ve hiçbir ahlaki sınır olmadan oynatıldığını öğreniyoruz. Karagöz, şehvet düşkünü bir zamparadan başkası değildir. Ve son bölümde Avrupalı seyyahlar Osmanlı'yı "kadını peçe arkasına hapseden tembel bir millet" olarak yorumlamalarına karşın Osmanlı seyyahlarının da Avrupa'yı "ahlaken düşük" olarak gördüklerini okuyoruz. Bence Ze'evi'nin bu
Müslüman Osmanlı Toplumunda Arzu ve Aşk 1500-1900Dror Ze'evi · Kitap Yayınevi · 200810 okunma