"Nasyonal Sosyalizm" etiketi, Nazizmin gerçekten sosyalist olup olmadığı sorusunu akla getirir. Hitler ikinci kitabında, "Ben bir sosyalistim," diye yazar ve, "karşımda sınıf veya zümre değil, kan bağıyla bağlı, aynı dili konuşan, ortak bir kaderi paylaşan bir halk topluluğu görüyorum," der. Elbette Nazizm, Marksist anlamda sosyalist değildi; ancak bu terimi kendi amaçları doğrultusunda benimsemesinin belirli bir nedeni vardı: Sosyal sorumluluk ve adalet duygusuna sahip olduğunu göstermek ve bu iddiayı Marksist partilere bırakmamak istiyordu.
Kokuların öyle bir inandırıcılığı vardır ki, sözden, gözle görmekten, duygudan, iradeden daha güçlüdür. Savılıp atılamaz bu inandırıcılık, soluduğumuz havanın ciğerlerimize işleyişi gibi, o da içimize işler, doldurur bizi, hepten ele geçirir, çaresi yoktur.
Mutsuzluk üzerine atılmadı, üstüne çullanmadı; yavaşça sızdı, neredeyse tatlılıkla sokuldu. Büyük bir dikkatle yaşamına, hareketlerine, saatlerine, odana işledi, uzun süre gizli tutulmuş bir hakikat, reddedilmiş bir gerçeklik gibi...