Çocukların ilk gözyaşları onların yalvarmalarıdır. Eğer bunlar dikkate alınmazsa çok
geçmeden buyruğa dönüşürler; çocuklar kendilerine yardım ettirmekle başlar, sonunda
hizmet ettirirler. Böylece, önce bağımlılık duygusunun doğurduğu kendi zayıflıklarından
daha sonra söz geçirme ve egemen olma düşüncesi doğar, ancak bu düşünceye onların
gereksinimlerinden daha çok bizlerin hizmetleri yol açtığı için, burada, doğrudan nedeni
doğaya bağlı olmayan tinsel sonuçlar kendini göstermeye başlar ve daha bir yaşından
itibaren jesti ya da bağırmayı buyuran gizli niyeti meydana çıkarmanın neden önemli
olduğu görülür.
Emile’i bir ateşli silahın gürültüsüne alıştırmak mı söz konusu, o zaman önce bir
tabancanın içindeki kapsül fitilini ateşlerim. Bu ani ve geçici alev, bu bir tür şimşek onu
sevindirir; aynı şeyi daha çok barutla yinelerim; yavaş yavaş tabancayı sıkısız olarak az
miktarda kurşunla doldururum, sonra daha büyük bir miktara çıkarım; sonunda onu tüfek
seslerine, top seslerine, en korkunç patlama seslerine alıştırırım.
''Örümcek derdi olmayan temiz evlerde yetiştirilmiş çocuklar örümcekten korkarlar ve bu korku çoğu zaman büyüdüklerinde de geçmez. Ben örümcekten korkan, ne erkek, ne kadın ne de çocuk, hiç köylü görmedim.''