— Canım ağnamıyacak ni va?... Üçüncü hariciyenin birinci zervisinin ikinci gılmiğiynen, bir de efendime deyim, birinci hariciyenin üçüncü hariciyesinin ikinci gıliniğinin, birinci gıliniğinin, dördüncü zervisinin... Amanınğ emmi, beni de sasıttın be!.. Ben de garıştırdım, bah bi daha baştan alıyom. Şimcik üçüncü zervisin ikinci gıliniğinin birinci hariciyesinde mi, yohsam...
Herkesin kullandığı ama kimsenin bilmediği bir kelime: Aşk. Belki de başka hiçbir yüzyılda bu yüzyılda olduğu kadar aşkı yazmadı yazarlar, aşk filmi çekmedi yönetmenler. Ve yine bu yüzyıldaki kadar ayaklar altına alınmadı aşk. Bildiğimizi sandığımız ne varsa onu oyuncağımız haline getirdik.
Dünyaca ünlü Amerikalı kişisel gelişim yazarı Wayne Dyer Walter, “Yanlış yöne bakıyorsunuz” diyor mutluluğu arayanlara. Çok uzaklara bakma. Belki de o, tam göz hizanda.
Büyükler, eski günleri konuşurken uyuyakalmak diye bir şey vardı, sevmeler sessiz ve sebepsizdi.
Ne gösterişe gelir, ne nedenlere sığardı. Her şeyden önce samimiyet gelirdi. Sevda sırdı, söylenmezdi çay ile demlenir, dua ile süslenir, aminlerle süslenirdi..
Sevilenin adına türküler yakılır ama onun ardından kimseye yakınılmazdı.
Eşyalar pahası ile değil, hatırası ile kıymetlenirdi.
İnsanlar aldıkları ile değil, verdikleriyle değer ifade ederdi. Sâhi utanmak diye bir şey vardı.
Yüzsüzlük, profesyonellik adı altında prim yapmıyordu. Dert çekmenin bile bir adabı vardı, gönlün yükü gözlerden anlaşılırdı.
“Depresyon yok, gönül yorgunluğu vardı.”
Gönülden geçen ile dilden dökülenin arası böylesine uzak, böylesine hoyrat değildi. Evveldi, güzeldi ve tükendi.
🌿huzeyfemucahid
Sanırım benim mutsuzluğumun kökeninde depresif bir ruh haline sahip olmam yatıyor. Bu dünyaya bir İkizler burcu olarak gelmekle zaten mutluluk arayışmda 1-0 hayata yenik başlamış gibi hissediyorum. Üstelik mutlu olmak bir çaba gerektirir ve ben çok üşengecim.