Yine severek okuduğum bir kitap: İki Şehrin Hikayesi..
Kitapta 1700'lerin sonundaki Fransız Devrimi’nin yıkıcı ve yok edici atmosferi Paris ve Londra ekseninde anlatılıyor. Okumaya başladığınızda başından sonuna kadar tarihten beridir var olan insan zulmü, savaşın yıkıcı etkileri, parçalanan insan ilişkileri, sosyal sınıf ayrımı, adaletsizlik, eşitsizlik, intikam, insanların iktidar hırsı bariz bir şekilde gözler önüne seriliyor..
Ayrıca kitap, İngiliz ve Fransız toplumlarının ve hükümetlerinin durumları arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ele almaktadır. Fransız halkı yoksul ve açlık içindeyken, İngilizler daha zengin ve güvendeydi. Ancak, hikaye ilerledikçe İngiltere’de de haksızlık ve zulüm olduğu görülüyor.
Geniş karakter kadrosu olsun konusu olsun gerçekten çok güzel bir yapıt okumanızı tavsiye ederim..
“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da doğrudan cehenneme!”