Kimsesizlik bir yağmura benzer
Yükselir akşamlara denizlerden
Uzak, ıssız ovalardan eser
Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir
Ve kentin üstüne göklerden düşer.
Elbette, ele aldığım ufacık bir konudan bu büyük sonuçları çıkarmam aşırı gözüpeklik gibi görünecek; ama ben her şeyin azda olduğuna inananlardanım. Çocuk küçüktür, ama büyük adam onun içindedir; beyin daracıktır, ama düşünceyi içine alır; göz bir noktadan öte bir şey değildir, ama fersah fersah uzamları kucaklar.
Gün ışınlarını hiç görmemiş körlere, doğanın ezgilerini hiç işitmemiş sağırlara, ruhunun sesini hiçbir zaman duyuramamış dilsizlere acırsınız da utanç gibi yalancı bir bahane bulur, zavallı kadınları deliye döndüren, iyiyi göremeyecek, Tanrı'nın sesini duyamayacak, aşkın ve inancın arı dilini konuşamayacak duruma getiren bu gönül körlüğüne, bu ruh sağırlığına, bu bilinç dilsizliğine acımak istemezsiniz.
Sekiz gün görünmedi, ama bütün yapabildiği bu oldu, sekizinci gün, Marguerite'e gelip yalvardı, kendisini gene kabul etmesini istedi, onu olduğu gibi benimseyeceğine söz verdi, yeter ki yaşasındı, ucunda ölüm de olsa hiçbir serzenişte bulunmayacaktı, yemin ediyordu.