Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla
Bazan sessiz sedasız ipekten kanatlarla
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarda
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla,
Ne olur birgün beni kapında olsun dinle
Öldür bendeki beni sonra dirilt kendinle
Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle
Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle
Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle
Ama her defasında geri döndüm seninle
Hangi düğüm çözülür, nazla, sitemle, kinle?
Ne olur birgün beni, kapında olsun dinle.
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Bazan kız kardeşim, bazan öpöz annemsin
Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin
Eksilmeyen çilemsin
Orada ufuk çizgim, burda yanım, yöremsin
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin
Çaresizim çaremsin.
Şaşırdım kaldım işte bilmem ki n'emsin?
Hani gökyüzünde garip, kimsesiz.
Küçük yıldızlar var ya...?
Hani bir gül tomurcuğu dalında sessiz
Usul usul açar ya?
İşte şimdi biz de gökyüzündeki
O herşeyden uzak, sessiz kimsesiz
Garip yıldızlar gibiyiz.
Bir tomurcuk gibi her sabah usul usul
Gittikçe büyüyor sessizliğimiz...
Susuyor susmasına dudaklarımız amaÇalar saatler gibidir içimiz...
Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü
Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi
Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü
Bir başka türlüydü bu insanlar
Sen bir başka türlüydün
Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi
Gözlerin gözlerimde erimekteydi..