“…insan hayatının tadını gençken çıkarmalı, öyle değil mi? Ve birileri bu zevkleri yaşamasını engelliyorsa, o zaman onlardan nefret etmeye hakkımız yok mu!?”
“ hayatın değerlerinin tadını bilinçli olarak çıkarmanın en iyi yolu doğru olanı yapmak ve kimseden nefret etmemektir.
Dinin ana amacı, insana nasıl öleceğini öğretmek değil, nasıl yaşayacağını yollarını göstermektir.
Bilgiye ve iyiliğe ne kadar erken ulaşırsanız o kadar mutlu olursunuz. Şimdi size bir tavsiyede bulunacagim:
Kayınvalidenizi kendinize düşman etmeyin. Ondan uzak durmak ya da ona kıskanç bir güvensizlikle yaklaşmak tamamen yanlış. Onu hayatında hiç görmedim ama hakkında hem iyi hem de kötü şeyler işittim. Eminim herkes yukarıdan bakan soğuk ve kibirli tavrı, taleplerinde çok titiz olması itici gelebilir ama gerçekten onu sevenlere karşı sevecenlikle yaklaş abilecektir. Oğluna körükörüne bağlı olması, onun güzel ilçelere sahip olmadığı ve akla yakın yaklaşımlara kapalı olduğu anlamına gelmez biraz alttan alsanız dostça yumuşak bir tavır geliştirseniz, hatta bazı şikayetlerinizi ama gerçek ve haklı olanları onunla paylaştığınız, benim inancım şu ki zamanla sadık bir dost olacak, size destek verecek, hatta kolaylayacaktır.”
Sayfa 209 - Korkarım benim iyi niyetli öğütlerim zavallı kızcağızı pek etkilemedi ben de hiç yardımcı olmadığımı farkına vararak köşkte daha fazla kalmamın anlamsız hatta en azından kendim için sıkıcı olduğu gerçeğini bir kez daha hissettim