Tahminimce Cthulhu da hâlâ yaşıyor, güneşin gencecik olduğu dönemden bu yana onu muhafaza eden şu taş uçurumun içinde yine. Nisandaki fırtınadan sonra Vigilant’ın aynı noktadan geçmesine bakılırsa, lanetli kenti bir kez daha sulara gömülü; buna karşın yeryüzündeki elçileri, ıssız yerlerdeki put yerleştirilmiş taş abidelerin etrafında tepinip böğürerek ona tapınmayı sürdürüyorlar. Kentin gömülmesiyle birlikte o dipsiz karanlık uçurumun içinde mahsur kalmış olsa gerek, aksi takdirde dünya şimdi korku ve cinnetin pençesinde kıvranıyor olurdu. Sonumuzu kim bilir? Dirilen gömülmüş olabilir, gömülmüş olsa da dirilebilir.