Claire’in duanın gücüne olan inancı benden fazlaydı, üstelik kendine ait başka güçleri vardı. Galiba tek kız olmasından kaynaklanıyorlardı. Gözlerini masumca açıp bir şey istediğinde, aramızda sadece Andy -yaşı ona en yakındı- ona hayır diyebiliyordu.

Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ama Bağdat’ın ortasında, herkesin gözü önünde benimle hurma şarabı içmelisin.”
Hurma gibi sarardı rengi.
“Bunu yapamam.”
Onlara kolaylık gösteriniz, çünkü kolaylık bizim yolumuzun ışığıdır sözü uyarınca ben de ona dedim ki:
“O zaman benim için hurma şarabı bulup getirebilir misin?”
“ Gittin ey sevgili şimdi yollardasın
Ayın deyirmisini başına yastık yapmış uyumaktasın
güzel uykular, renkli düşler seninle olsun ama bir zamanlar dizlerimde yattığını da unutma, hatırla emi.”
Annem çok öfkelendiği anlarda “Sarı Gözlü şeytan” derdi ona. Ama zaman geçip, yürek acısı durulunca daha az kötü konuşmaya başlamıştı. “Belki de onlar şanslı” derdi, “evet benciller, ama daha şanslılar, çünkü uğrunda çok sevdikleri insanlardan bile vazgeçebilecekleri bir amaçları var.”
”Hepsi bu, başka hiçbir şey söylemeden yanağıma tatlı bir öpücük kondurup gitti. Bana karşı o kadar şefkat dolu, ama kendi duygularından da o kadar emindi ki yeniden konuşmak boşuna çaba olacaktı. İşin kötü tarafı onu unutmak da mümkün değildi.”