“O amcası olacak sapık mahvetmiş kızı. O karı da korkudan her şeye göz yummuş. Babasının haberi yokmuş. İfadesini aldıktan sonra muayene için hastaneye gönderdim. Kız iki aylık hamile!”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Yaşı ve tahminimce rütbesi de benden küçük olmasına rağmen böyle buyurgan konuşma tarzı Emniyette kalın birilerinin köpeği olduğuna ve tasmasını evime kadar saldıklarına dair hiç kuşku bırakmıyordu.”
Armağan Tunaboylu ve İnci Küpeli Kadınlar Aralarında bir bağ kurmak istersem trafoya giren kedilerin kestiği elektrik konusuna dönecek. Değerli yazar o kadınlara imitasyon bir küpe de taksaydı 211 sayfa sonra fikrim yine değişmezdi.
Berkun İstanbullu adında bir başkomiserimiz var. Öldürülen ünlü gazeteci Altay Köken cinayetini araştırıyor. Maalesef ki maktul cinsel organı kopartılmış olarak öldürülüyor. Altay Köken çok sayıda evlilik yapmış ve vasiyeti üzerine de cenazesine gelen beş eski eşi de inci küpelerini takmış. Okurken uykum geldi o kadar sıkıcı bir polisiye eser ki Başkomiser Berkun’un Sezai Amir’i devamlı küfür ediyor. Agresif. Berkun’u hiç sevmedim. Birlikte çalıştığı Semra ise kitabın başından sonuna yedikleri ile şişirdi. Buna tezat olarak Berkun olay yerinde kan görmekten hoşlanmayan biri. Garip titizlikleri olan ve samimiyetsiz güvensiz bir adam. Kitabın geneline bu soğukluğu damga vurdu. Başından sonuna tahmin edilebilirliği ile açlıktan ölmeyecek yavan bir yemeğe mahkum olurcasına okumak zorunda kaldım. Kızmamın sebebi değerli yazarın “Yıldız Cinayetleri” kitabını çok beğenmiş oluşum. Berkun’dan acil kurtulmalı.
Berkun, sen nasıl bir ahlaki boyuttasın ki öldürülen bir adamın son eşine yürüyebiliyorsun inanılmaz bir cesaret. Çok garipti çok.
Polisiye okurken çok sayıda bel altı cümle okudum. Olabilir, küfür fonksiyonel olduğu kadarıyla tat verir. Lakin bahsi geçen “bamya kadar … “ kelimesini okumaktan sıkıldım. Bu kadar takıntılı olmasına anlam veremedim. Kitaptaki en sevdiğim kısım ise Vermeer tablolarına değinmesiydi. İnci Küpeli Kız tablosunun hikayesini çok beğendim. Yazarımızın tablo ve aralarında denklem kurduğu evlilik ile alakalı tasvirleri yerindeydi. Sadece bu noktaya biraz daha ağırlık verse güzel bir polisiye okuyabilirdim. Sanatsal yönü kuvvetli ve