"hayattan ne beklediğimi bilmem. önemli değil.
bana zamanın akışkan hali lazım.
burada ikircikli bir durum var.
hayatın nehirvari akışkan bir şey olduğu ve akar iken bana bir şeyler getirebileceği kabulu ile 'valla ne beklediğimi bilmiyorum, zaten bir şey beklemiyorum,' cümlesi."
"aramızda sessiz, görünmez bir engel vardı. konuşamıyorduk. biz susar isek, fısıltılar konuşurdu. hadi ben takıntılı biriydim. takıldığımda içime döner, olay mahallini kazardım. o niye tutuklu?"
- napıyorsun bununla?
+oynuyorum.
gülümsedi.
-insanoğlu, kalp ilişkisine hikaye kondurmuşsun. sana ait bir hikaye gibi duruyor?
+evet.
- o da mı oyun?
+evet oyun. bende kalmış bir derdi sağaltmak için uydurulmuş bir oyun.
-doğrudan bir dert ama telafisi dolaylı.