"hayattan ne beklediğimi bilmem. önemli değil.
bana zamanın akışkan hali lazım.
burada ikircikli bir durum var.
hayatın nehirvari akışkan bir şey olduğu ve akar iken bana bir şeyler getirebileceği kabulu ile 'valla ne beklediğimi bilmiyorum, zaten bir şey beklemiyorum,' cümlesi."
"aramızda sessiz, görünmez bir engel vardı. konuşamıyorduk. biz susar isek, fısıltılar konuşurdu. hadi ben takıntılı biriydim. takıldığımda içime döner, olay mahallini kazardım. o niye tutuklu?"