Mutsuzluk, dertlilik bir haldir ve geçecektir. Kalıcı olmayan bu hali bugün yaşarım, sonra o geçer ve başka bir hale gelirim. İnsanın bunu normal kabul etmesi şarttır. Yapılan büyük hatalardan biri de geçici olduğu bilinmediğinden derde çarçabuk teslim bayrağı çekmektir.
Okuması umduğumdan daha kolay ve gerçekçi bir kitap oldu. Teoride değil pratikteki tavsiyelerle güçlendirilmiş. Müşahade kavramı hayatıma girmiş oldu, öğrenilen seyi görmek, anlamak ve şahitlik etmekle ilgili. Öğrenmenin ve ilim edinme çabasının bir amaca bağlı olması gerektiğini böylece kalıcı ve anlamlı olacağını vurguluyor. Neden başarılı olmak isterim hedefim neresi sorusu bende oluştu. Bir iş mülakatımda da "herşeyi bilemezsiniz, ancak bilgiye ulaşma yöntemini bilmelisiniz" demişti bir katılımcı. Gercekten değerli olan da bu ve kitap da bunu taçlandırıyor. Cehaletin ilacı sormaktır diyor. Kitabı not alarak okumak gerektiği, not alamadığımız yerde acaba algım kapandı mı diye düşünmeyi belki ara vermeyi tavsiye ediyor. Klasik okumakla bunların teliflerini okumak arasındaki farka vurgu yaparken, bir yazarı seçip okumakla onun fikir dünyasına erişebilmenin kıymetini anlatıyor.
Ve sonunda yazmaya da elbette atıf yapıyor.
"Dimağınızdan taşanı yazmalısınız."
Değişken olan sizsiniz. Dolayısıyla sadece "Hangi kitabı seçeyim?" sorusu üzerine düşünmek hatalı olacaktır. "Ben bu kitabın karşısına hangi halde çıktım?" sorusu çok daha önemlidir.