"Nasıl oluyordu da aynı yatağı olmasa da, hala aynı yüzüğü paylaşan iki insan,Yaradan'ı bu kadar zıt tahayyül edebiliyordu? Nasıl oluyordu da aynı varlık, dolayısıyla tek hakikat, bukadar farklı algılanabiliyordu?
"Bazen bir kova sabunlu su alıp sokakları,meydanları,devlet binalarını, bilhassa TBMM çatısı altında kavga edenleri ve hatta eli değmişken,elâlemin kem dilini yıkamak geliyordu içinden."
"Bir lafla bile çarpabilir insan insana. Biri hayatında kendi normal ritminde gidiyordur, onun yolculuğunu alt üst etmişizdir. Kendi manevi yolculuğunda, Allah'a ve başka bir maksada doğru ilerleyen birinin motivasyonunu kırmış, onun yolculuğunu sekteye uğratmışızdır ve şimdi bunun bedelini ödüyoruzdur, kim bilir?"
"Piyanonun tuşlarından çıkan sesler farklı olsa da, piyanonun iyi tuşu, kötü tuşu yoktur. Varlıkta kötülük yoktur, farklılık vardır. Cenab-ı Hak Sâni'dir; biz de onun sanat eserleriyiz. O halde hayatımız ve bedenimiz üzerinde farklı notaları çalan O'dur."