İsa bize, "Tanrıyı hatırlayın demedi. "Okuyup tanrının, onun niteliklerinin, davranışlarının yüzlerce sıfatını ezberleyin!" demedi.
İsa şunu öğretti ve hep tekrar etti: Sevin, sevin, sevin! İnsanları sevin! Her insanı sevin! Her canlı varlığı sevin! Bütün dünyayı sevin: ağacı, taşı, tarladaki kumu, gökyüzündeki yıldızı sevin. Her şeyi sevin! Her şeye hayat vereni sevin.
Bu yüzden burada, halkın en alt kesimlerinde bile düşünce, kör uykularda uyuyor, kağıtlarda çürüyor değil. İnsanlar, yoksunluklarına teslim olmuyorlar. Başkasının iradesine teslim olup "her şey olacağına varır" demiyorlar.
Hayır, buradaki herkes, ormandaki taze ve canlı otlar gibi, dökülen eski yaprakların altından uç veriyor. Ülke, yaşıyor. En üstten en alta kadar her şey yaşıyor.