4.5/5 “Sevginin uğramadığı kalplere başkasının yüreği ağır gelir. Sevmek yürek ister, zaman ister, hakikat ister. Yalan bir ruhun varlığı elbet bir gün tökezler.” S.387
️Herkese Merhaba. Bugün sizlere bayılarak okuduğum bir serinin ilk kitabının yorumu ile geldim.
️Mürekkebe Boyanan Sardunya, Sümeyye Demirkan’ın kaleminden okuduğum ilk kitap oldu. O kadar tatlı, o kadar duygusal, o kadar naif bir kitap okudum ki nereden başlasam bilemedim. Öncelikle kitabın yazım dilini çok sevdiğimi söyleyerek başlamak istiyorum yorumuma. Anlatılan olaylar, yaşanan duygular hepsi yazım dili sayesinde okuyucuya sonuna kadar hissettiriliyor. Mürekkebe Boyanan Sardunya ruha işleyen ince bir eser bana göre. Kitabı kısaca açıklamamı isterseniz tertemiz masumane bir aşk yolculuğu derim size.
️Mürekkebe Boyanan Sardunya’da öyle alıştığımız belli başlı klişelerin hiçbiri yok. Bu klişelerin aksine üniversiteye giden, sınavlarına çalışan öğrenciler, edebiyat üzerine konuşan, saygılı, gerçek arkadaşlığın örneği olan bir grup arkadaş ve onların biraz sakin arada bir karmaşıklaşan hayatı var. Ve tabi ki baş kahramanlarımız; Mislina ve onun platonik aşkı Akif Selim Çakırca var. Yan karakterler olan Sevde, Ezgi, Berat ve Kadir.. Her birinin hayat hikayesinde çıkarılacak oldukça mühim dersler vardı. Bu kitap okurken sizi ve ruhunuzu sonuna kadar dinlendiren bir kitap. Kaossuz –aslında çok az kaos var -, sakin, şirin ve naif.
️Ankara’da edebiyat öğrencisi olan Mislina , okumak için Ankara’ya geldiği zamanlarda yurtta kalıyordur. Fakat Mislina bir gün Akif Selim Çakırca ile bir saniyeliğine göz göze gelir. Ve o bir anlığına göz göze gelmeleri Mislina’nın kalbini tüm ömrü boyunca sevebilecek kadar Akif Selim ile doldurmaya yeter. Akif Selim’e daha yakın olmak için ailesi ve arkadaşlara haber