Kristal sarayları ve zifiri karanlık zindanları olan büyücü kadınlara ne oldu? Peki ya perilere ve sihirli değneklerine? Ya cadılara ve büyülü hayvanlarına? Ve son olarak, çağıran elleri ve uçuşan şekilleriyle, askerlerin cesur yüreklerine boyun eğdiren, katillerin gece yarısı yaptıkları saklı işleri, ögle vaktinin şaşkınlığında açık etmelerine sebep olan hayaletler?
Bunlar atalarımızın gerçeklikleriydi; daha akıllı olduğumuz çağda ise... Karaktersiz olanlar elekten geçirilip tozlu birer hiç oluyorlar.