Reyhan

Reyhan
@Lunavyrl
𝐍𝐨𝐬𝐜𝐞 𝐭𝐞 𝐢𝐩𝐬𝐮𝐦
Sevgisiz büyüyen çocuklar
7/10
·80 syf.··
2025 41. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 17:32
Aile kavramını duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? Sevgi dolu bir ev,güven veren ebeveynler ve aidiyet duygusu mu yoksa daha olumsuz çağrışımlar mı uyanıyor? Baskı,sevgisizlik,kontrol ve ihmal gibi kelimeler ile aileyi tanımlıyorsanız,belki bu eserde kendi çocukluğunuzu anımsayabilirsiniz. Hikâyesi sizinki ile aynı olmayabilir ancak tanıdık duyguların hissetmeniz mümkün. 1980'lerde İrlanda'nın kırsalında,isimsiz bir kız çocuğu, ailesi tarafından emanet olarak Kinsella çiftine veriliyor. Geçici ve yeni evine geldiğinde daha önce hiç hissetmediği duygularla tanışmaya başlıyor. Varlığından bile bihaber olduğu duygular. Küçük kızımız,ben-anlatıcı olduğu için onun gözünden bakıyoruz olaylara. Ancak cümlelerinin altında gizlenmiş bazı travmatik olaylar olduğunu görebiliriz. Kendi ailesine dair bize kesin bilgiler sunmuyor. Ama ailesi, bazı çıkarımlar yapabileceğimiz davranışlar sergiliyor. -İlk olarak kızın,anlatma ve düşünme biçiminde bir tuhaflık söz konusu. Çocuklar,merak duygusuyla dolu ve dünyayı yeni yeni tanımaya başlayan bireylerdir. Bu bağlamda sürekli soru sorar,keşfetmek isterler. Ancak anlatıcımız, çocuk olmasına rağmen sürekli tetiktedir. Bu güvensiz ortamda büyümüş çocukların verdiği bir tepkidir. Beyin, etrafındaki insanların ne söylediğini,ne yaptığını ve nasıl birer ruh halinde olduklarını okumaya programlanır. Böylelikle bir tehlike var ise önceden sezgilenebilir. Örnek verecek olursak, baba kişisinin sinirli olduğu anlaşılırsa, çocuk onu daha çok sinirlendirecek bir davranış yapmaktan kaçınacaktır. İşte bu şekilde azarlanmaktan ya da cezalandırılmaktan kendini korumuş olacaktır. Ancak bu durum, artık bir savunma mekanizması olarak gelişmeye devam edecektir. -Çocuklar duygularını filtresiz yaşarlar bu yüzden beden dilleri ve mikro yüz ifadeleri gayet
Edebiyat
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Godot kim ve onu neden bekliyorlar?
8/10
·134 syf.··
2025 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2025 17:38
Godot'yu Beklerken ,benim okuduğum ve muhtemelen sizin de okuduğunuz (ya da okuyacağınız) en tuhaf,absürd tiyatro eserlerinden birisi. Önce kendi okuma deneyimimi paylaşacağım,sonrasında ise eser hakkında yaptığım genel araştırmaya değineceğim. Kendi deneyimim Eser,okuma süreci boyunca merak algımı canlı tutmayı başardı. Acaba sonunda ne olacak diyerek her sayfayı ayrı bir heyecanla çevirdim. Eserin sonuna geldiğimde ise,merakımı gideremedim zira ucu açık bir son ile bitti. Ancak bu eserin bizlere ne anlatmak istediğini araştırmadan önce, kendim biraz düşünmek ve yorum getirmek istedim. Okuduğum eserden ne anladım? Nasıl bir çıkarım yaptım? Öncelikle Vladimir ve Estragon arasında gelişen konuşma oldukça savruk ve tutarsız. Ancak aynı zamanda komik ve düşündürücü. Konuşmalarından yaptığım çıkarım ile Estragon'un zeka seviyesi Vladimir'e bakarak biraz daha düşük. İkisi de unutkan,kararsız ve tutarsız bir yapıya sahip. Fakat Vladimir'in anlık farkındalığı mevcut ve arada bir sorgulama sürecine çekiliyor. Ortak noktaları ise Godot'yu beklemeleri. İşte bu noktada okuyucu merak etmeye başlıyor. Godot kimdir ve bu ikisi neden onu bekliyorlar. Eserin sonunda bir cevaba varacağımızı zannediyoruz ancak eser öyle gelişmiyor. Cevabı kendimiz düşünmemiz istenmiş olacak ki,ucu açık bırakılmış. Önemli olan cevabı bulmak mı bilemeyiz ancak düşünmemek için bir sebebimiz yok. O yüzden şimdi,sizlere düşündüğüm alternatif seçeneklerden bahsedeceğim. 1-Godot kesinliliği temsil ediyor olabilir. Estragon'un unutkan olduğunu belirtmiştim. Gogo (Estragon),sürekli olarak gitmek istediğinde Vladimir ona "Gidemeyiz,Godot'yu bekliyoruz." diyerek cevap veriyor ve Estragon her seferinde "Doğru" diyerek bunu onaylıyor. Tüm konuşma içerisinde değişmeyen tek örüntü Godot'yu beklemeleri ve emin
1000Kitap
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınları · 202110,1bin okunma
9/10
·466 syf.··
Beğendi
·
2025 38. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 21:28
Merhabalar Bu inceleme biraz uzun olacak. Kendi analizlerim ve karakter kişiliklerini çözümleme doğrultusunda ele alacağım. (Spoiler içeriyor) Gone Girl, kitabı sadece psikolojik gerilim türünde bir roman değildir. Aynı zamanda "çoğu durumda erkek suçludur" kalıbını kıran ve okuyucuyu ters köşe ederek,güven duygumuzla oynayan bir eserdir. Yani kitap boyunca kime güveneceğimizi bilemeyiz. Roman yüzeysel olarak bakıldığında,kaybolan bir eş ile onu arayan kocasını ele alır. Ancak içeriğine mercek tuttuğumuzda daha katmanlı bir yapı barındırdığını görürüz. Evliliğin iç yüzü,kişilerin kimlik sorunları,medyanın gücü ve toplumsal normların baskısı,kitabın özünü oluşturur. Konunun Kısa Özeti Roman,ana karakterlerimiz Amy Elliott Dunne ve Nick Dunne isimli evli bir çiftin etrafında dönüyor. Amy'nin kaybolması ve polisin bu kayıp vakasını araştırması ile olaylar gelişiyor. Bu süreçte biz okuyucular,hem Nick'in ağzından hem de Amy'nin günlüklerinden okuyarak ilerliyoruz. Yani ben-anlatıcı değil çoklu anlatım söz konusu. İlk kayıp vakası olarak görünen bu olay giderek karmaşık bir hal alıyor ve beynimiz kurcalanmaya başlıyor. Bu olay medyaya taşınarak bireysel bir dava olmaktan çıkıyor ve insanların bütün nefretini,düşüncelerini dökebileceği bir gündem konusu haline dönüşüyor. Amy'ye neler oldu düşüncesi,bütün okları bir anda Nick'e yöneltiyor. Nick,karısı kaybolduğundan beri tepkisiz hatta umursamaz bir tavır sergilemiş ve doğal olarak bu insanların gözüne batmaya başlamıştır. Bu durum akıllarda bir soru işareti bırakıyor çünkü toplumun Nick'ten beklediği davranış ve tepkiler bunlar değildir. Amy bir cinayete kurban gitmiş,belki kaçırılmış hatta daha kötüsü ise bir yerde tutsak ve işkence görüyor olabilir. Ancak bunların hiçbiri değil. Amy intihar etmiyor,ama Amy'nin
Alıntı
Gone GirlGillian Flynn · Crown Publishing Group · 2012593 okunma
Çizimlerin kafa karışıklığı yaratması.
6/10
·184 syf.··
2025 35. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 18:01
Dışarı'daki Kız serinin hikayesi benim için güzel ilerliyor ancak serinin bu 5.mangasında bir hayal kırıklığına uğradım.1-4 arası manga çizimleri oldukça başarılıydı ve hikâyeyi gayet anlaşılır kılıyorlardı.Ancak bu 5.manga için aynısını söyleyemeyeceğim,çizimler (özellikle başlangıç ve orta kısımları) çok karmaşıktı.Olay örgüsünü takip etmeye çalışırken bir bakıyorsunuz ki,zamanınızı o sırada çizimi anlamaya çalışarak geçirmişsiniz.Böyle olunca insanın okuma hevesi biraz kırılıyor. Bu bölümün diğerlerinden farkı,bir cevap niteliği taşımasıydı.O ilk bölümlerde merak ettiğimiz soruların cevabını,bir nebze de olsa burada öğreniyoruz.Diğerleri ile karşılaştırdığımda bu bölümün daha durgun bir yapısı vardı.Üstelik yukarda bahsettiğim gibi anlama güçlüğü oluşunca pek tatmin edici olmadı benim için. Nagabe bize net bir cevap vermiyor bu bölüme kadar,yani lanet hakkında hâlâ yeterli bir bilgi birikimimiz yok.Yazar bu durumu bilinçli bir şekilde yayarak anlatıyor olma olasılığı mevcut elbette.
1000k
Dışarı'daki Kız 5Nagabe · Athica Yayınları · 2025110 okunma
Storm'un toplumsal eleştiri içeren eseri
7/10
·96 syf.··
2025 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2025 15:21
Theodor Storm'un Renate adlı novellası 1877-78 yılları arasında yazdığı,toplumsal eleştiri içeren ve 19.yüzyıl Realizm akımının bir örneğidir.Aşk,inanç ve toplum baskıları temalarını bu eserde görüyoruz.Ek olarak Storm kilise doğmalarına karşı bir görüştedir ve akılcı bir zihniyete sahiptir.Zaten Renate eserinde bu yaklaşımı farkediliyor. Öncelikle kitabın kısa olduğundan bahsetmeliyim zaten bu bağlamda gayet akıcı ilerliyor,süslü bir dil yerine gayet sade bir anlatım ile yazılmış ve duygu yüklü olduğu söylenemez.Şahsen böyle olunca biraz sıkıcı gibi oluyor kitap,ancak verilmek istenen mesaj gayet yerinde. Kitabın İçeriği (Spoiler) Kitaba anlatıcımız ile giriş yapıyoruz,kendisi doğduğu yer olan Schwabstedt isimli bir köyde gezinti yaparken, ağaçların arasında gizlenen ve ıssız duran bir çiftlik evi gözüne çarpıyor.Merakına yenik düşerek evin etrafını inceliyor,bu esnada o yakınlarda tanıdığı yaşlı bir kadına rastlıyor ve kendisine selam verdikten sonra bu çiftlik evinde kimin yaşadığını soruyor.Kadın ise bu çiftlikte şuan kimsenin yaşamadığını ve yakın zamanda yıkılacağını söylüyor. Peki bundan yüz yıl önce kimin yaşadığını merak ederek tekrar soruyor anlatıcımız,ve kadın bunun üzerine orada bir cadının yaşadığına değiniyor.Ve kısaca bu cadı hikayesini üstünkörü olarak anlatıyor.Merakı katlanan anlatıcımız daha fazla bilgi alamayarak oradan uzaklaşıyor ve bu konu sadece onun aklında yer ediniyor. Uzun yıllar sonra büyükbabasının çekmecesini karıştırırken eline bir defter geçiyor ve bu defter yıllar önce merak ettiği bu cadı hikayesinin aslını içeriyor.Kitap bundan sonra kendi anlatıcımız ile değil,defterin sahibi olan kişinin ağzı ile devam ediyor.İşte böylece hikayenin içerisine dalıyoruz. Zengin çiftçinin kızı Renate ve rahibin oğlu Josias birbirlerine aşık
Edebiyat
RenateTheodor Storm · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20218 okunma