Reyhan

Reyhan
@Lunavyrl
𝐍𝐨𝐬𝐜𝐞 𝐭𝐞 𝐢𝐩𝐬𝐮𝐦
Alman Filolojisi
115 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kişisel Gelişim ve Motivasyon Kitapları
Guruları, hayat koçlarını, kişisel gelişimcileri okuyorum. Bu kitapları yazanlarda ortak bir kaç nokta var ve kesinlikle buna değinmeliyim. Bu adamların ortak bir mottosu var ve aşağı yukarı şöyle bir şey: "dünyayı sevgi kurtaracak". Bu söz doğru olmasına rağmen bu adamlarda sevgi denen değerin olduğuna şüphe duyuyorum. Çünkü bu adamlarda içten içe bir nefret var. Kendi büyüklüklerine, kendi aydınlanmalarına inanmayan herkese karşı derin bir aşağılama, kibirli bir tepeden bakış. Zamanında OshoOsho'nun bir kitabını okurken, kendisinin Buda'dan daha büyük olduğunu yazdığı satırları şaşkınlık içerisinde okumuştum. Bunu dolaylı olarak değil, gayet iddialı bir şekilde ifade etmişti. Ben Buda'dan üstünüm, Buda kim oluyor ki?... İnanılmaz bir tepeden bakış. Muazzam bir narsisizm. Ki zaten bu tür eserleri yazmak için az'dan çok bir narsisizm gerektiği de açıktır. Kim dünyayı kurtarmaya talip oluyorsa, kimin dünyanın kurtuluşuna dair bir fikri varsa biraz delidir, kırıktır, biraz da kendini beğenmiştir. Ben dünyayı çözdüm ve bu kutlu sırrı siz aydınlanmamış avam kitlelere sunuyorum diyebilmek sağlıklı bir zihnin işi değildir. Akıl hastahaneleri kendini mehdi, mesih, peygamber sananlarla doludur. Kim size hakikati öğreteceğini vaat ediyorsa, hemen oradan kaçın. Hem bu kadar kolay mı bu? Bakın kimse size hakikati öğretemez. Herkesin hakikati kendine hastır. Herkesin yaşam hikayesi kendincedir ve sizin bu hikayede kendinizi ve dünyayı keşfedeceği bir yolculuğunuz vardır. Yalnız başına çıkabileceğiz bir yolculuktur bu. Başkasının fikirlerini veya rehberliğini aldığınızda o kişini hakikatine şahit olursunuz ve bunun bize hiç bir faydası yoktur. Gerçek bir düşünürün, felsefecinin, aydın'ın işi, insanlara kendi hakikatini pazarlamak değil, sizin kendi hakikatinizi keşfetmenizi
Reyhan
Gerçekten bu alandaki kitapların çoğunluğu gerçekle bağlantısı olmayan tavsiyeler ve bakış açıları içeriyor. Bahsettiğiniz gibi herkes farklı hayatlar yaşar. Çoğu şey söz aracılığıyla çözülemediği gibi aksiyon almayı, farklı bir perspektiften bakmayı gerektirir. Okumak ile uygulamak arasındaki fark anlaşıldığı zaman belki bir değişim beklemek mümkün olabilir. Yorumunuzun üstüne bir şeyler daha eklemek istesem aynı şeyleri tekrar etmiş olacağım. Kaleminize sağlık gerçekten.
Reklam
Giyim, Kuşam ve Görünüş
Samuraylar daimyo'nun seçkin savaş güçleriydi. Bu yüzden samurayların asaletli görünüşleriyle alt sınıflara örnek teşkil etmeleri beklenirdi. Şayet bir samuray savaş dışında dağınık ve bakımsızsa; vasıfsız veya dışlanmış olduğunu; yahut kendisini ya suça ya da içkiye kaptırdığını rahatlıkla düşünebiliriz.
Sayfa 42 - Kronik Yayıncılık·Kitabı yarım bıraktı
Tarih
Reyhan
+Hagakure, bizlere 1710 yılında şunları söylemiştir: 50 - 60 yaşlarındaki samuraylar banyo yapar, alınlarını tıraş eder, saçlarına losyon sürer, el ve ayak tırnaklarını keser ve süngertaşıyla ayaklarını temizleyerek kişisel görünüşlerine muhakkak özen gösterirlerdi. Şüphesiz ki zırhlar küften arındırılır, parlatılır, zırhların tozları alınır ve onlara çeki düzen verilirdi.
Mogi (裳着)
Samuray ailesine mensup kadınlar için en azından daha üst sınıftakiler için - düzenlenen merasime mogi denirdi. Bu ayrıca kadınların ilk kez kaşlarını aldırması ve dişlerinin siyahlaştırılmasını simgelerdi. Dişlerin siyahlaştırılması, daha üst sınıfa mensup kadınların dişlerine demir oksit sürülerek uygulanan eski bir saray geleneğiydi. Bu aynı zamanda bir aile ittifakını güçlendirme amacıyla evlenmeye hazır olduklarının da bir göstergesiydi.
Sayfa 41 - Kronik Yayıncılık·Kitabı yarım bıraktı
Tarih
Reyhan
Genç erkeklerin merasimine Genpuku, genç kızların merasimine ise Mogi deniliyordu. Her ikisi de ergenlikten yetişkinliğe geçişin bir ritüeliydi.
Puan vermedi·171 syf.··
2017 356. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2017 20:04
Hagakure, Japon savaşçılarının kültürlerini, yaşam ve yönetim felsefelerini anlatmaktadır. Yazar, Edo dönemi Nabeşima ailesinin 30 yıl hizmetinde kalmış, burada öğrendiği savaşçı hayatını eserinde hikayelerle destekleyerek okuyucuya aktarmıştır. Konfüçyus'un Lün Yu'sundan itibaren eski yazmaları incelersek, Uzak doğu ve Asya'da geleneksel yaşam tarzının hayatı nasıl etkilediğini açıkça görmüş oluruz. Hagakure'nin farkı, bu dönemi özellikle Japon savaşçılarının açısından anlatmasıdır. Efendilerine mutlak bir itaatle adanmış samurayların sert hayatları, sahipsiz Ronin'ler ve elbette seppuku kültürüne dair eserde pek çok bilgi bulunmaktadır. Japon geleneksel kültüründe insanın yaşam enerjisinin karın'dan geldiğine inanılmaktaydı. Bu sebeple şereflerini yaşamlarından üstün gören Japon halkı, şereflerinin lekelendiğini düşündüklerinde kendilerini karınlarından bıçaklayarak -Hara(karın) kiri(ölüm-) yani harakiri -karın ölümü- yaparak hayatlarına son vermişlerdir. Sert Samuray hayatına dair kitaptaki bilgilerin dışında Masaki Kobayashi'nin yönetmenliğini yaptığı 1962 yapımı Seppuku filmini de izlemenizi öneririm.
Felsefe
Hagakure: Saklı YapraklarTsunetomo Yamamoto · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2006714 okunma
Reyhan
Kaleminize sağlık güzel bir inceleme olmuş. Yorumlarda eklediğiniz ek açıklamalar merak duygumu tetikledi. Peki başarısızlık durumunda seppuku yapıldığında, kişi kendisi intihar etse bile babası onun kafasını yine de kesiyor mu?