"Sonra içime ve hatta dışıma kapandım. Küsmek gibi bir şey. Bir çeşit gölge fesleğeni. Bir çeşit olmayan hayat. Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim. Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. Bir yığın insan tanıdım. Ama hep yalnızdım.."
Kavaklar uzanıyor aklımın sütunlarında
Heybeme peyda olmuş yalnızlık azığı
Giderim yollar uzundur yeşiller içinde
Anmak ve anlaşılmak gizlidir sükut merdivenlerinde
An-ı seyyale içinde,
Cihan hoş bir mütenahi
Tekrara düşüyor kelam dilde
Hırçın rüzgar almış yürüyor saçlarını
Sanıyor ve kesiyorlar yalnızca işte
Lafügüzaf etmeyince bisud olursun gurbette
Yalnızlık yara olur,
Kanatır da kanatır coşkularını
Sükut bir muhafız olur,
Hak ise bir merhem..
Bir yol derdinde eskidim,
Yolda bile değil..
Esas olan olmakmış, yalnızca yolda olmak..
Ve dönmekmiş o eve, binlerce kez çamura bulansanda..
youtu.be/aFhLENzBdm0?si=...
"Bu hain, aşağılık dünyanın gemisi batarken gururla gülümseyebilenlere ne mutlu! Ne mutlu aşkları yüzünden haysiyetlerini kaybetmeyi göze alabilen adamlara!"