Ahara

Ahara
@Lusstorlife
Kendi kendine konuşan bir Gereksizyazarım...
Özgür olmak ya da olmamak, bütün mesela bu
Puan vermedi·128 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 13:16
Peki ama, neydi benden ve benim olan? Yaşadığım safelet bile yalnızca ödünç verilmemiş miydi kader tarafından. Bir şiir kitabı nasıl incelenir açıkcası bilmiyorum. Ancak şundan eminim ki hayatım boyunca bana benzeyen belirli dönemde bir insan varmış. Kişilik, yazdığı konular olsun hiç bu kadar bana benzeyen bir insanla karşılaşmamıştım. Keşke aynı dönemde yaşasaydım dediğim hatta bir dilek dileseydim onun döneminde, onun yaşadığı yerde yaşamak istediğim bir kişi olurdu kendisi. Benim yazdığım şiirleri buradan okuyanlar bilir ki gerçeklikten başka bir şeyi analtmazlar. Tabi şiirlerim ne kadar anlaşılıyor bilmiyorum hatta onlara şiir demek ne kadar doğrudur o da muamma. Kendime bu kadar benzeyen birinin hayatta olmaması kalbimi kırıyor. Tanrı yine yalnızlığımı bana hatırlatıyor. Her yerde yaşayabilen bir adam Rılke ben de öyleyim. Kimseden nefret etmiyor, yalnızlığı o kadar içselleştirmiş ki bir yeri kendine sahiplenmiyor. Ben de bunları yapamıyorum. Ve ilk kez bir şairin bunlar yazdıklarına yansıttığını görüyorum. Beni tanımak isteyen biri en kolay Rılke'yi okuyarak tanır sanırsam. Onu anlayarak ve hissederek. Onun bir kaç satırını buraya bırakıyorum. İsterseniz okuyun isterseniz okumayın. Yüreğimi anlamak zorunda değilsiniz ama yüreğinizi anlamak isteyen bir ruh isterseniz vakti bol olan bir gereksizyazar duruyor burada. Ne zaman isterseniz. Değmez aslında bakmak için harcanan çabaya: Çimen gibi biçileceğim nasılsa. Yaranan kimsenin işine:Şimdi çok erken, Yarın ise çok geç ... Yalnızca bir tutam saçım var (hep aynı kaldı), bir zamanlar en sevdiğiydi birisinin. O ki, şimdi sevdiği kalmadı. S.65
1000Kitap
Bütün Şiirlerinden SeçmelerRainer Maria Rilke · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20142,067 okunma
Reklam
Gereksizyazarın Kitabı
Puan vermedi·352 syf.··
2026 1. kitabı
·
108 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 23:36
Bu kitaptan nasıl bahsetmek gerekir açıkçası emin değilim. Başlıkta da görüldüğü üzere bu kitap gereksizyazarın kendi yazdığı karakter olarak uyandığı bir anda başlıyor. Bir arkadaşım daha doğrusu eskiden, şimdi arkadaş sayılmayız sanırsam, neyse. Onun sayesinde elime geçen bir kitap. Lise zamanlarımda ilk kez okumuştum sonrasında üniversite zamanımda tekrar okuma isteği duyduğum bir kitap oldu kendisi. Kitap ile alakalı düşüncelerimden bahsetmek gerekirse açıkçası bir kişinin yarattığı karakterle olan ilişkisinin çarpık bir örneği hissediliyor kitapta. Bu kitaptaki ana karakterimiz M. ve Gereksizyazar farklı taraflardan bana benziyor. Sizi hayatın bir bölümünden alıp bir bölümüne götüren ve kendi içinde kitap yazan bir karakterin oluşturduğu karakterin kendi romanın içinde bulunduğunu anlayıp o kadere göre daha doğrusu kendi kaderine göre ilerleyişinden bahsediyor. Biraz karışık bir anlatım oldu açıkçası. Pek kitaptan bir şey vermedim aslında, yani kitaptan spoiler. Bu kelimeden başka bir kelime kullanamıyorum. Mecbur kullanıyorum gibi. Spoiler olan kısma geçersek eğer. Gereksizyazar kendi yazdığı karakter olan M.'den kendini sorumlu hissediyor. Üç yıl boyunca yazdığınız bir kitabın sonunun yayınlanması için değiştirmek isteyen insanları düşünün. Kitabımız yalnızlığı metaforlarla anlatıyor ve yayınlanması için değiştirilmesi gerekiyor. Bir roman yazmaya çalışan biri olarak oradan çekip giderdim. Bir roman sadece yayınlanmak için mi yayınlanması yoksa başka hislere karışıp tercüman olmak için mi? Bu soruyla birlikte Gereksizyazarımızın bulunduğu durum itibariyle geçmişi ve ailesini erken kaybetmesi ve biraz sorunlu bir ailede büyümesi büyük bir etki uyandırıyor onda. Yazdığı ilk romanında ailesinden kısımlarda var çünkü değiştirilmiş bir şekilde. Köpeği ölmesi
Duygu ve Düşünce
Düş KesiğiGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 20201,055 okunma
Oblomovizm
Puan vermedi·640 syf.··
2025 35. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 11:29
Bugün itibariyle bitirdiğim Oblomov hakkında bir kaç düşüncemi yazmak istedim. Umarım okurken sıkılmaz ve kitap hakkında bir fikir sahibi olursunuz. Öncelikle herkes ya da daha doğrusu bir kesim insan Oblomovizm kavramını duymuştur. Bu kavram tembellik ile eş kabul gören, onun felsefesini anlatan bir terim. Ancak ben kitabı okurken her ne kadar bunu da hissetsem de kitabın daha farklı şeyler anlattığına da inanıyorum. Öncelikle yazarın dilini takdir etmek gerekli, böyle bir kitap yazmak, özellikle sinirlenmeden takdire şayan. Kitap İlya İlyiç Oblomov karakterimizin pasaklı odasında başlıyor. Tembelliğini sonuna kadar hissettiriyor bize ancak burada önemli olan şey bana kalırsa Oblomov'un geçmişi. Oblomov ailesinden dolayı şımartılarak büyütülmüş, küçüklüğünden beri kendi çorabını kendi giyemeyen bir adam. Özellikle geçmişi benim çok ilgimi çekti. Kitap aslında bize insanların geçmişlerinde yaşadıkları eylemlerin ne kadar hayatımıza etki edebileceğini gösteriyor, bazı konularda kaderi de için içine katıyor açıkçası kitap. Bunun dışında Stolz karakterimiz bizim ana karakterimizin en yakın ve güvendiği arkadaşı. Burada da dediğim şeyin ne kadar önemli olduğunu göreceksinizdir. Başka bir açıdan bakarsak eğer ben Oblomov'u salak bir karakter olarak düşünmüştüm çoğu zaman. Ancak sanılanın aksine o çok zeki, düşünceli ve iyi ruhlu bir insandı. Ruhunda bir tutam kötülük bile yoktu. Tekrardan şuna değinmek gerekir ki onun tembelliğinin içinde bir saygınlık vardı. Arkadaşı bunun çok iyi farkındaydı. Bir kurtarıcıya ihtiyacı vardı. Bazı bölümlerde kurtulduğunu hissettiğim biri oldu kendisi, sanki bizim hayatımızı anlatıyor ama çok daha derinden vuruyormuş gibi geliyordu. Bir aşk kitabı denilemez kendisine ancak aşkın nasıl bir şey olmadığını çok iyi anlattığını
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Ren Kitap · 202449,9bin okunma
Bir Ailenin Hikayesi
Puan vermedi·1025 syf.··
2025 30. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 20:43
Bu kitap hakkında ne denir tam olarak emin değilim açıkcası. Bir Ailenin Hikayesi başlığıyla okuduğumuz ancak aile denen şeyin nasıl böyle olmadığını öğrendiğimiz bir kitap gibi hissettiriyor kendisi. Kitap yorumu yapmada pek iyi değilim açıkçası, içinden spoiler vererek anlatmaya gerek duymuyorum. Böyle kitaplar bireysel olarak kendi kendimizin keşfedip okuması gereken şeydir. Şimdi kitap hakkında konuşmak gerekirse, eksiklik bakımından Smerdyakov karakterinin belirli bir derinliği yoktu bu biraz üzdü. Bunun dışında eğer Dostoyevski kitabın içindeki karakterlerden olan İvan için ayrı bir roman yazılabilir hissiyatını verdi. Bu pek eksiklik değil ama olsun. Bunun dışında, hayır daha bir eksiklik yok gibi. Kitabı iyi yapan taraflara gelirsek eğer bir aile dramının daha ne kadar iyi anlatılabiliyor olduğudur. Karakterlerin geçmişleri, birbiriyle olan ilişkileri Karamazov ailesi bağlamında çok iyiydi. Yan karakterlerle olan bağlantılar yer yer iyiyken fazla detay olmaması açıkçası onlara pek bağlanmamıza izin vermiyor. Bunun dışında Dostoyevski'nin bu kitapta kendi dine bakışını, Rusya'ya olan yani kendi memleketine olan sevgisini ve Suç ve Ceza da olan kim neye göre suçlu bakış açısını çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Daha çok şey söylerler yüksek ihtimal, böyle yazınca kitabı bitirdikten hemen sonra insan ne yazacağını kestiremiyor. Umarım kitap hakkında biraz olsun düşüncelerimi aktarabilmişimdir. Şimdiden okuyacaklar için iyi okumalar diliyorum.
1000Kitap
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
Özgür irade var mıdır yok mudur?
Puan vermedi·1808 syf.··
2025 28. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 11:21
Açıkçası bu bu kitabı okumam baya uzun sürdü. Bu kitap hakkında tam olarak neler denebilir emin değilim, elimden geldiğince spoiler vermeden kitaptan bahsetmeye çalışacağım. Kitap genel itibariyle özgür olup olmadığımızdan bahsediyor. Tarihî karakterlerin, iktidarda olanların ne kadar özgür oldukları, her şeyin sorumlusunun onlar olup olmadığı ve tarihi anlatanların ne kadar yanlış düşündükleri. Kitap Napolyon Savaşlarını anlatıyor bir olay örgüsü olarak. Bu kitapta ilgimi çeken en önemli şey karakterlerin okuduğum Anna Karenina'ya göre daha gerçekçi hissettirmeleriydi. Bir içsel değişim ve olaylara tepkileriyle gerçekmiş gibiydiler hep. Bu konuda çok iyi yazılmış bir kitap. Bunun dışında genel karakter hikayelerinin biraz atlandığını görüyoruz. Tolstoy sanki eğer devam edersem bu kitap çok uzar anlatmak istediğimi anlatamam demiş gibi. Karakterlerden bahsedecek olursak eğer hepsinin özgürlük ile alakalı ya da daha doğrusu mutlu olmakla alakalı düşünceleri çok hoştu. Hepsi bir bakıma kendi yaşantılarının seyri yüzünden haklıydı. Kitabın genel, anlatmak istedği felsefesine gelirsek eğer tarih üzerinden özgür irade ile zorunluluğun tezatlığındaki insandan bahsettiğini söylerdim. Sadece bir olayın tek bir insana bağlı olmadığını, her emrin uygulanmayıp, övülen kişilerin yaptıklarının ne kadar yalan olduğunu gösteren bir kitap. Ve savaşta bile olsa insanların ne kadar bencil olduğu ve kendini gösterdiği bir kitap. Açıkçası çok şey denebilir kitap hakkında ama kelimeler klavyemden çıkmıyor pek. Özgür irade yükseldikçe iktidarda uçup gidiyor ve aslında olan şey şu oluyor; Sorumluluk arttıkça insan özgürlüğünü yitiriyor ve altta olan insanların özgürlüğüne kalıyor kendi dedikleri. Napolyon Moskova'dan çekilmemeliydi ancak askerleri bunun farkında değildi. Yağma yaptılar ve
Edebiyat
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma