Xanım Şəbi

Xanım Şəbi
@Lyasol
Bu yüzden, delilikten anladığımız şeyi iğdiş ediyor, bir yandan onu küçük ve önemsiz eylemlere indirgerken bir yandan da kendi davranışlarımızın anlamını abartıyoruz. Örneğin bir memur, sırf hava güzel olduğu ve canı o gün uçurtma, uçurmak istediği için işe gitmiyor - uçurtma uçurmak çocukluğundan kalma tatlı anıları çağrıştırıyor ona. Ama bir yandan da, “Acaba bana deli derler mi?” diye tasalanıyor. Ya da sonradan, “Öyle çılgınca bir şey yaptım ki...” diye anlatıyor olayı. Deliliği,çılgınlığı öylesine basit eylemlere indirgedik ki, artık rahatça, güven içinde deli olabiliriz. Ne yârdan geçiyoruz, ne de serden. “Bütün gece uyumadık ve geceyi dinledik, ne çılgınlık, değil mi?”, “Kocam bütün ışıkları yaktı, bütün pencereleri açtı ve benimle salondaki halının üzerinde sevişti. Amma da deliymişiz. Benim böyle bir çılgınlığa boyun eğeceğim aklına gelir miydi?” Deli olmaya cesaret edemediğimiz, ama yine de özgürlüğün özlemini çektiğimiz için, deliliği bu son derece basit davranış biçimlerine indirgedik, ama bu eylemlerin böyle adlandırılması, deliliğin sonsuz ifade biçimlerine haksızlık etmektir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tümüyle özgür, yapılandırılmamış durumlar bizi rahatsız eder. Tıpkı sessizlik gibi. Delilerle birlikte olmak da böyledir. Önceden üzerinde anlaşmaya varılmış kurallar yoktur. Kendiliğinden ortaya çıkan davranışlar olabilir yalnızca.
Devlet, itaat etmeyenleri uygun gördüğü biçimde dıştalama yoluyla, yönetim yetkisini yeniden kanıtlamaktadır.
Psikiyatri, bir baskı aracıdır. Szass, Laing ve Foucault gibi bilim adamları bu konuyu ele almışlardır
Devlet, deliliği bir hastalık olarak tanımlamak ve akıl sağlığı eğitimi yoluyla engellemek suretiyle onu iğdiş etmiş; deliliği tanımlama ve sınıflandırma yoluyla onu standartlaştırmıştır. Deliliğin resmi tanımlayıcısı olan Amerikan Psikiyatri Derneği (APA), görüşleri hemen hemen tüm ülkeleri etkilediği için, Delilik Krallığı'nı yönetimi altına almıştır. Bu dernek, “Đyi bir general, verdiği komutlara uyulacağını önceden bilen generaldir” özdeyişini uygulamaktadır bir anlamda. Böylece, Amerikan Psikiyatri Derneği, tüm potansiyel muhalefet kaynaklarının önünde gitmiş oluyor. Örneğin, bundan elli yıl önce olduğu gibi, kadınların zekâ düzeyinin erkeklerinkinden düşük olduğuna inancını taşımıyorlar artık. Ona gücünü kazandıran bilim ya da bilgi değil, budur işte. Bu değişim kaçınılmazdı, çünkü kadınlar oy kullanma hakkını kazanmışlardı.Akıl sağlığı camiası, olası muhalefet güçlerini her zaman ustaca sezip iktidarını sürdürmesini sağlayacak değişikliği yapmıştır