Xanım Şəbi

Xanım Şəbi
@Lyasol
Cinsel ilişkilerimizde de sonsuz bir deneyim zenginliği yerine, bin bir türlü seks araç-gereci, seks makineleri, vibratörler ve zevk hissimizi standartlaştırıp sınırlayan çeşitli maddi objelerle karşı karşıyayız. Ya da, sapık mıyım beni yanlış anlarlar korkusuyla istediğimiz gibi dokunamayız, sevişemeyiz bile. Yemek yemek, seks, delilik, bunların hepsi kategorilere indirgenmiştir. Topyekûn deneyim diye bir şey yok artık. , Sınırlanmış, çok seçenekli bir listeden belirlenmiş bir deneyim örneğini seçmeyi yeğliyoruz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yirminci yüzyılda deliliğin ve özgürlüğün standartlaştırılması, yaşamın kendisindeki yoğunluk duygusunu ortadan kaldırmaktadır. Artık, hiçbir şey derinlemesine duyumsanmıyor. Derinliğe vakit yok.Tüm deneyimler, uçarcasına yaşanmalıdır. Deneyimler artık taşınır mallar gibidir - alınır, atılır, canımız çektiğinde kullanılırlar. Yirminci yüzyıl deneyimi, mağazadan bir şey satın almak gibidir.Dostoyevski'nin, bir kız çocuğuyla giriştiği cinsel ilişki yüzünden derin bir suçluluk duygusuyla acı çektiği söylenir. Vicdan azabıyla kıvranıyordu Dostoyevski. Oysa bugün seyahat acenteleri seks turları düzenliyor. Manila veya Bangkok'a uçarak çocuk fahişelerle istediğiniz kadar cinsel ilişki kurup huzur içinde evlerinize dönebiliyorsunuz. Tüketilen deneyim ruhu köreltiyor, vicdanı yok ediyor.Yukarıdaki seks turizmi örneğinde olduğu gibi, insan için, özel olarak hazırlanmış çevrelerde hemen hemen her şeyi deneme olanağı giderek artıyor. Haz turizmi sayesinde insan Haiti'de bir büyücülük törenine katılabileceği gibi (kurban etme törenleri de buna dahildir), Kuzey Kutbu yolculuğuna da çıkabilir, bir Đngiliz malikânesinde feodal beyler gibi de yaşayabilir, vesaire vesaire. Genelde, size iyi vakit geçireceğinize, zevk alacağınıza, heyecan duyacağınıza dair garanti bile verilir.
Psikiyatrist bireysel deliliğimizi frenleme ve sınırlama konusunda bize yardım ederken, aynı zamanda totaliter kolektif deliliğe uyum sağlamaya ve onu paylaşmaya yöneltir bizi. Onun işi, topluma ayak uydurmamızı sağlamaktır. Toplumun durup düşünecek zamanı yoktur. O hep hareket halindedir. Bu tempoya ve strese dayanamayıp saf dışı kalan bazı bireyler olduğunda, ya da bu tempoyu belirleyen idoller öldüğünde, başkaları hemen onların yerini alır. Toplumun temposuna ayak uyduramamak, onun akışını ve sürekli değişen standartlarını yakalayamamak, psikiyatrist için de bizim için de psikolojik sorunların belirtisi sayılır. Bu bağlamda, psikiyatriste giden kişi, yeniden yarış pistine çıkmadan önce yağlama servisinde teknik bakım gören bir yarış arabasına benzer. Yarışın kendisi asla sorgulanmaz. Tersine, yarışı sorgulayanlar psikiyatrist tarafından sorgulanırlar.
Tarih boyunca, halkların, başka toplumlardaki totaliter düzenleri eleştirdikleri, buna rağmen, kendi ülkelerindeki ırkçı, şovenist ve totaliter sistemleri destekledikleri çok görülmüştür. Barışı koruyan hep bizim silahlarımız, tehdit eden ise başkalarınınkidir.
Psikolojinin, askeri psikoloji diye adlandırılan bir dalı vardır. Bu daim başlıca görevi, orduları ve askerleri daha etkili öldürme araçları haline getirmenin psikolojik ilke ve yöntemlerini araştırmaktır. Bu araştırmacılar, bütün diğer bilim adamları gibi yıllık bilimsel toplantılarını yaparlar, onlarla aynı itibarı paylaşır, araştırmaları için gerekli parayı alırlar ve genellikle meslektaşlarından daha çok kazanırlar. Öte yandan hiçbir yerde, hiçbir ülkede, barış psikolojisi diye bir ihtisas dalı ya da araştırma alanı yoktur.