Kendine ördüğü gurur ve korku duvarından sevgiye açılan bir pencere bulamayan,
yaklasanlara içini, benligini nefretle savunan isimsiz bir adamin,
Kendi içinde çelişen gel gitleri girdaplari ile daha da yeraltına batmasınin hikayesi .
Ve girdabın en dibinde duvarın ilk taşları olan sevgisizlik ve örülmüş son hali olan toplumda yalnizlasma .
Görülmeyen... Buna karşı içini, her anını öfkeyle dolduran, en sonunda sevgiyi, samimiyeti göremeyecek ve cesaret edemeyecek bir adam..
İlk bölümde nitelediği saptamaları, Dostoyevski ikinci bölümde kendi yaşamının da geçtiği Petersburg'da geçen basit bir hikayeyle; "Rus çoğunluğunun hakiki insanı" dediği ruh halini, insan psikolojisinin derinlerine, zihnin perde arkasına, arka pencerelerine inerek anlatmaktadır..