Meryem

Meryem
Türk Dili ve Edebiyatı
104 okur puanı
Mayıs 2015 tarihinde katıldı
Dünya kendine âşık olmamış ruhu bunaltır.
Reklam
Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.
Billur dalgalı yaşlı okyanus, muçoların yaralı sırtında görülen mor izlere benziyorsun biraz; yeryüzünün vücuduna dövülmüş uçsuz bucaksız bir mavisin sen; seviyorum bu karşılaştırmayı. Senin, ilk görüşte, tatlı melteminin mırıltısıymış gibi gelen uzun bir keder esintisi, silinmez izler bırakarak geçer derinlerinden sarsılmış ruhun üzerinden, ve farkına varmadan sana vurulanların anısını hatırlarsın, ve insanın, yakasını bir daha bırakmayan acıyla tanıştığı o ilk zor yılları. Selamlıyorum seni, yaşlı okyanus!
İncitilmiş bir masumu avundurabildiği için nasıl da sevinçle dolup taşar insanın yüreği: “Amansız acılara katlanmış olan çocuk, bir ad bulup da nitelendiremediğim bu suçu kim işledi size karşı? Nasıl da mutsuzsunuz! Nasıl da acı çekiyor olmalısınız! Suçluları düşündükçe tüyleri diken diken olan anneniz, olanları bilseydi, şu anda benim olduğumdan daha yakın olamazdı ölüme. ---
Kasırgaların kız kardeşi fırtınalar; güzelliğini kabul etmediğim mavi gökkubbe; yüreğimin imgesi ikiyüzlü deniz; bağrı gizemli dünya; öteki gezegenlerin halkları; bütün evren; onu cömertçe yaratan tanrı, sana yakarıyorum: İyi bir insan göster bana!.. Lütfun on katına çıkarsın doğal güçlerimi; çünkü, bu canavarı görünce şaşkınlıktan ölebilirim: Daha azı için bile ölünebilir.
Reklam