Merve Nur Adler

Merve Nur Adler
“İyiyi kötüden ayırma külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim.”
Yazılımcı
Ankara
17 Ağustos 1992
10 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
İşte böylece Papalagi'lerin çoğu yalnızca meslekleri olan şeyleri yapabilirler ve örneğin kafasında bir sürü bilgi, kolunda güç olan büyük şef, döşeğini yere sermekten, yemek kaplarını temizlemekten acizdir. İşte, böylece rengârenk bir tussi yazabilen birinin kanoyla lagüne açılması ve geri dönmeyi bilmesi gerekmez. Meslek sahibi olmak yalnızca koşmak, yalnızca tat almak, yalnızca koklamak, yalnızca savaşabilmek demektir. Yalnızca tek bir şey yani. Bu, yalnızca tek bir şey yapabilmenin büyük bir eksikliği ve tehlikesi vardır. Çünkü herkes günün birinde kanosunu lagünde yüzdürmek zorunda kalabilir.
Reklam
Biraz uzun sürdü hepsini öğrenmem. Ne de olsa, anlaya anlaya gidiyordum. Anlaya anlaya gidince de yol uzuyordu, tabii. Ama acelem yoktu. Gittiğim yere kimse geç kalmıyordu. İstese de kalamıyordu. Çünkü nereye gideceğini bilen için geç kalmak yoktu. Zaten söz konusu olan, geç kalınabilen ya da erken gidilebilen bir yerse, yola çıkmaya bile değmezdi.
Kısırdöngü asla yok olmaz. Sadece genişler, sonra da kendini unutturur. Niye? Çünkü döngü dediğin, bildiğin daire. Üstünde tam tur atmak o kadar uzun sürer ki, aynı noktadan ikinci kez geçtiğini anlayamazsın bile. Hatta bazen, kısırdöngü öyle bir genişler ki başladığın yere dönmeye ömrün bile yetmez. İnsan da, kör bir at gibi koşturur üstünde. Düz gittiğini zanneder. İlerlediğini. Hatta ilerlerken öldüğünü düşünüp son nefesini bile huzurla verir! Ama kör olmak şart, tabii! Yoksa anlarsın aynı yerde dönüp dolaştığını. Onun için yaşlıların gözleri bozulur, anlıyor musun? Aynı yerden tekrar geçtiklerini anlamasınlar diye. Kısırdöngüye karşı doğal bir savunmadır aslında, körleşme. Mekanik bir tepkidir yani! Hayatın kendisi gibi...

Merve Nur Adler

, bir kitap okudu
9/10
·420 syf.·
3 saatte okudu
·
2024 23. kitabı
Hakan Günday
8.6/10 · 17,1bin okunma