Abdullah

Uyum kurma
Bu gerekliliği karşılamak ve dolayısıyla uymacılıktan kopmak kefaret ve yeni bir “kolektif işlev” gerektiren trajik bir suçluluk duygusu doğuruyordu çünkü birey toplum da bulunmayışının yerine koyacağı değerler üretmeliydi. Bu yeni değerler kişinin kolektifi telafi edebilmesini sağlıyordu. Bireyselleşme ancak az sayıda insana uygundu. Yeterince yaratıcı olamayanların toplumla arasındaki kolektif uymacılığı yeniden kurması gerekecekti. Birey yalnızca yeni değerler değil, toplumun “gerçekleştirilebilir değerler bekleme hakkı” olduğu için aynı zamanda toplumun kabul edebileceği değerler de yaratması gerekiyordu.
Sayfa 46
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İlkin kendi kendinize yalan söylemeyin. Kendi kendine yalan söyleyip yalanını ciddiye alan insan sonunda ne kendinde , ne de çevresinde gerçeği seçemez olur , böylece hem kendine hem de başkalarına saygısızlık eder . Saygının olmadığı yerde sevgi de kaybolmaya başlar. Bunun boşluğunu doldurmak , gönül eğlendirmek için kendini çeşitli tutkulara , kaba zevklere bırakır, ahlaksızlığını hayvanlığa vardırır ; bütün bunlar durup dinlenmeden kendisine ve çevresine yalan söylemesinden doğmaktadır. Kendi kendine yalan söyleyen herkesten önce alınır . Bazen alınmak pek tatlı gelir değil mi ? İnsan, kimseden kötülük görmediğini; kırgınlığı kafasından uydurup laf olsun diye , sırf sahne yaratmak için yalana sarılarak pireyi deve yaptığını bildiği halde surat asar, büyük zevkle gücenir ve bunu gerçek nefrete kadar da götürür ...
Sayfa 51 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu