Satırlarının başı kelimelere hapsoldu. Oysa davasında karar kılınan mahkumun son bakışına emanet bir karanlık seziyordu mürekkebinde. Zamanının geldiğini anlamak gibi hislerle savaşmak zorunda kaldığını ve tam da oradan ayaklanması gerektiğini biliyordu.Toprak bile yağmura tekrar tekrar susamışken, ondaki bu umarsız esarette neyin nesiydi! Bulamıyordu...
Ağızlarında top yumağı bir söz karmaşası... Sonsuzluğa kesip dağılan bu siste neyin nesi? Bu toprak kimin, avuçlarındaki? Bu soğuk, kara ve ıslak toprak parçası, benim mi?
#MA_A