Suskunluğunun kara okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç misali yaşıyordu insan:
Hatta kendisini dış dünyaya bağlayan ipin kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten
hiçbir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dal-gıç gibiydim.
Yapacak,duyacak veya görecek hiçbir şey yoktu,
Bize hiç bir şey yapmadılar,
Tümüyle bir hiçliğin içine yerleştir-diler,
Zira bilindiği üzere, yeryüzünde hiçbir şey insan
Ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz
Kimseye bir şey soramıyor, kimseye içini dökemi-yordu:
Ama orada yanıt veren, donuk durmayan, kımıl-dayan ve
Açıkça yüzüne bakan bir şey vardı hala.
Ama ne soracaktı ki aynaya?