Ama burada günler nasıl da uzundu.
Saatler, sanki in-sanlar gibi temkinliadımlarla ilerliyordu ve onları
Hızlandıracak hiçbir yol bilmiyordu.
Ne yapacağını bula-mıyordu: içinde her şey susmuş,yüreğinin anlamlı müzi-üi,
Anahtarı kaybolmuş müzikli saat gibi ölmüştü.
Kendini bu yanlızlığın içinde anlamsız his-sediyordu kadın:
Kimsenin onu arayıp sormadığı bu yerde
Boş, yararsız, yıpranmış, bitkindi: neden burada olduğu-nu ve
Buraya nasıl geldiğini önce ağır ağır anımsamalıydı.
Günden ne bekliyordu ki, titrek ve sessiz adımlarıyla durup
Dinlenmeden sessizliğin içinde ilerleyen saate gözlerini
Öy-lece dikmişti?