Bir keresinde kendinizi bir insanın yerine koymadan, onun yerinde olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışmadan, asla onu tanıyamayacağınızı söylemişti.
Ben bir nesne değil,-pek çok var olma şekli arasında- bir var olma şekliyim ve hangi yolları takip ettiğimi ve hangilerini bıraktığımı bilmek, benim ne olmakta olduğumu anlamama yardımcı olacak.
Çocuk gözünün mekânı genişletme yetisine sahip olduğuna inanıyorum. Boyun güllerin ve lalerinki kadarken dünyaya yakından bakarsın, onun boyunda olursun, dünya da senin boyundadır.
Çocukluk dikeydir. Yukarıya doğru büyürsün, boyun bahçedeki güllerinki kadardır, herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğünü tekrar edip durur, baban seni havaya kaldırır, parmak uçlarında yükselirsin, her şey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur, yatmak istemezsin, ancak zorla yatarsın.
Yaşlılık yataydır. Azıcık dinlenelim, öğleden sonra uzanalım, kanepeye şöyle bir uzanacağım sadece, çünkü belim... Yaşlılık uzun süreli, belki de sonsuz bir yataylığa alışmaktır.