Günün birinde son yemeğini yiyip, son çiçeğini koklayıp, bir arkadaşına son kez sarılacaksın. Son kez olduğundan haberin olmayacak. O yüzden sevdiğin her şeyi tutkuyla yapmalısın. Kalan yıllarının kıymetini bilmelisin, çünkü devamı yok...
İtiraf etmeliyim, sana söyleyemediğim her yarım kalmış cümlenin baş ağrısını çekmek bana iyi gelmiyor.
İyiyim falan diyorum ya, inanma.
Bunlar hep şiir icabı, hep hazır cevap.
Uzaklıgın o kadarı işte!
Sen benim kazanamadığım savaşımsın.
Sır olan her şeyim, yazılmamış harflerimsin.
Hayaline başımı yaslayarak ülkelere, şehirlere götürdüğüm uzun yolculuklarımsın.
Yenilginin o kadarı işte!
Bu çağ binlerin ayak sesinden çığlığı duyulamayan birlerin çağıdır. O kadar çoğuz ki neredeyse yalnızlıktan öleceğiz. Konuşamadığın, derdine ortak olamadığın milyonlar asıl yalnızlık sebebidir.
Kalabalıklar, bireyin kimliğini yok edip herkesleşme çağrısı yapmaktadır. Ya herkessin ya da hiç kimse...