Kitabın en sarsıcı yönü, İsa'yı bir "ilah" olmaktan ziyade, korkuları, arzuları ve şüpheleri olan bir insan olarak resmetmesidir. Kazancakis, İsa’nın Tanrısal görevine duyduğu direnci ve sıradan bir hayat sürme isteğini anlatır.
Temel Soru: Eğer İsa hiç acı çekmeseydi ya da insani duygular hissetmeseydi, onun fedakarlığının bir anlamı olur muydu?
Yazar, İsa'nın kutsallığa ulaşmak için verdiği devasa savaşı yücelterek, aslında "kutsallığın" ancak büyük bir mücadele ile kazanılabileceğini savunur.