#jeanPaulSartre
#ÖzgürlükYollarıÜçlemesi
#AkılÇağı-1
"İnsan özgürlüğe mahkümdür; çünkü bir kere dünyaya atıldıktan sonra yaptığı her şeyden sorumludur."
“Akıl Çağı: Bir uyanış mı, yoksa bir yüzleşme midir?”
Özgürlüğün ; insanların kendi istekleriyle yarattıkları durumlara tam karşıdan bakmalarını ve o durumların sonuçlarına katlanmaları gerektiğine inanıyorum..
_________________________
Merhaba okur arkadaşlarım 🪽
“Kendi kararlarının ağırlığı altında ezilmeden gerçekten özgür olabilir misin?” diye soran Sartre'nin "Özgürlük Yolları" üçlemesinin, ilk halkası olan “AKIL ÇAĞI” , felsefeyi tozlu raflardan indirip Paris’in puslu kafelerine , ter kokan sokaklarına ve bir bireyin en mahrem çıkmazlarına taşıyor..
Sartre’ın o dumanlı, varoluş sancısı kokan dünyasına bir kez daha ,bu eser ile birlikte felsefi bir metnin edebi bir ustalıkla nasıl ete kemiğe büründüğüne şatih olduk..
“Kendi kararlarının ağırlığı altında ezilmeden özgür olabilir misin?” diyen Sartre:
Bizi sadece karakterlerle değil, "kime göre , neye göre" dediğimiz içinden çıkılmaz bir durumla da karşı karşıya bırakıyor..!!
Başkarakterimiz Mathieu üzerinden "kayıtsız şartsız özgürlük" kavramını sorgularken, aslında hepimizin bazen içinde boğulduğu o durağanlık hissinide tanımlıyor satırlara yedirerek:
"Bıkkın ve kararsız bir bugün, geçmişin eskimiş geleceğinden başka ne olabilir ki "
Mathieu için özgürlük; "hiçbir şeye ait olmamak"
"hiçbir şeye bağlanmamanın lüksüdür. "
Fakat bu "bağlanmama/ ait olmama" hali onu özgürleştirmez.