Melek Ulu

Puan vermedi
#LukeRhinehart #ZarAdam Zara teslim olma arzunuz çok büyüktür ,kaçınılmazdır.. Ya sen zarı kullanırsın ya da zar seni kullanır. Bir kez var olan bir daha yok olmaz.. Zarlar hayatınızı belirlemeye başladığında artık her şey mümkündür.!! Şansa inanır mısınız Peki onu bir Tanrı olarak kabul edebilir misiniz Zarlar ise çoktan atıldı, peki seçenekler neler “Bütün güç zarlardaydı. Bu da bana yeterdi ama zarlar neye karar verecekti acaba Her şeye karar verebilirlerdi Her şeye mi Her şeye.. ” Zarın zekasını asla sorgulayamazsınız. Onun yöntemlerine hiç akıl erdiremezsiniz. Elinizden tutup sizi bir boşluğa götürür ama bir bakarsınız orası verimli bir arazi oluvermiş. Zarın üstünüze koyduğu yükün altında sendelenirsin ama bir bakarsın kuş misali uçuyorsun... * * * * * * * * * Sizlere ilk olarak yazar hakkında ufak bir bilgi verip sonrasında yazarın kitabı için ,kendi söylediği bir cümleyi aktarmak istiyorum. Zar Adam; Asıl adı George Cockcroft olan Luke Rhinehart 'ın otobiyografik eseridir. Luke Rhinehart hem eserin yazarı, hem kahramanı ,hem de eserindeki gibi bir psikiyatristtir. Yazar kitabın ön sözünde “kendi hayatının saçma bir biyografisi” olduğunu ve de kitaptaki olayları gerçekten yaşamış olduğunu altı çizili bir şekilde biz okurlarla paylaşıyor. Bundan ötürü kitapta yer alan bir çok şeyi degerçek olarak kabul edebiliriz. Her ne kadar korkunç, ürkütücü, uçlarda ,kontrolsüz gibi gözükse de..
Zar AdamLuke Rhinehart · Pegasus · 20227,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sevgi gösterişli hareketler eşliğinde tumturaklı sözlerle bezeli yalan vaatler değil de, basit bir affetme olabilir miydi??
Puan vermedi
#WulfDorn #Fobi Neyin gerçekten önemli olduğunu anlayabilmek için bazen ağır darbelerin yaşanması gerekiyordu. Canlı cenaze gibi dolaşmaktan vazgeç. Korku, derin katmanlı, şiddetli bir duygudur . Sinsidir ve hepimizin içinde bize işkence eden kendi şeytanımız yaşar... Merhaba arkadaşlarım; Bu kez Wulf Dorn karşımıza bir psikolojik gerilimden ziyade, trajedilerden ve fobilerden beslenen, dram kırıntıları ile eşlik ediyor.. * * * * * * * * * Korku; içinde yaşadığımız toplumda her yerde var olabilen bir olgu. Doğal afetlerden, salgın hastalıklardan ,işsizlikten, yoksulluktan, yaşlanmaktan, ölmekten ve birçok şeyden korkuyoruz. Ara sıra korku sağlıksız boyutlara da ulaşabiliyor. Ona yaşamımızda geniş bir yer açarsak bize esir alır. Güven duygumuzu sarsar, bizi köstekler ve mantığımızın önüne geçer.. Çünkü korku ; kuşkuyu ,kini ve ayrımcılığı besler. Hedeflerine ulaşmak için başkalarının korkularını kullanan kişileri iktidar sahibi yapar. Tıpkı hikayemizdeki yüzlü yaralı adamın , Sarah üzerinde hakimiyet sağladığı gibi.. O yüzden korkularımızı sorgulamak ve onlara mücadele etmek bize düşer. Yazarın da altını çizerek vurguladığı gibi “Korkunun bir evi vardır ,beynimizin içinde yaşar. Onunla yalnızca orada karşılaşırız.” Wulf Dorn'da , FOBİ 'nin temelinde gerçek yaşanmış bir olaydan yola çıktığını belirtiyor. Tüm bunları baz alıp kurgu ile harmanlarken.. * * * * * * * * * FOBİ; Elimize kitabı ilk aldığımız andan itibaren kapaktaki görselle biz okurlara sağ gösterip sol vurmayı başarıyor fazlası ile benim nazarımda.
FobiWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20164,845 okunma
Puan vermedi
#OsmanBalcıgil #Celile CELİLE; O, Ela Gözlü Pars, Mavi Gözlü Dev Nazım Hikmet'in annesi, Yahya Kemal 'in sevgilisi, Osmanlı'nın ilk kadın nü ressamı.. Ve o her şeyden önce mücadeleci bir anne evladı için.. * * * * * * * * * Selanik’te başlayan yolculuğun Halep, Konya, İstanbul, Paris ekseninde devam eden hikâyesin de; Mavi Gözlü Dev Nazım Hikmet’in ,Ela Gözlü Pers annesi Celile'in hayatı ve yaşamı üzerinden, o dönemin sanata bakışlarını , ünlü ressamlarını, sosyal ilişkileri, siyasi durumları ve en önemliside Osmanlı’nın çöküşünü, devletin önde gelen paşalarının izlenimlerini, Meşrutiyeti, İttihat ve Terakki’yi, Balkan Harbini, I.Dünya Savaşını, Milli mücadele gibi yine yaşanmışlıklar ile dolu koca bir tarihe tanıklık ediyoruz .. Bunun yanı sıra, Nazım Hikmet’in çocukluğunu, gençliğini, yetşkinliğini, evliliklerini ve aşklarını okumak , okurken tüm bunlara satırlar arasında şahit olmak , bir okur olarak tahmin edersiniz ki harika bir hissiyat idi Heleki satır araları Mavi Gözlü Devimiz Nazım Hikmetin şiirleri ile taçlandırılmış ise... Tüm bunlar bir de aşk ile harmanlanıyor ise sayfalar bir kaşmir misali parmaklarınızın arasında kayıp gidiyor. * * * * * * * * * Hadi, gelin sizlerle “CELİLE” eserine konuk olalım dönem kitaplarının duayeni olan sayın Osman Balcıgil'in kaleminden.. Yaşadığı aşk, acı tatlı ekşi bir tat bırakmış olsa da damaklarda, Nazım’ı bir de annesinin gözünden okuyalım bu eserde ne dersiniz.. 1880 yılında dünyaya gelen, sıra dışı, bağımsız ve başına buyruk kimliğiyle dikkat çeken , toplumsal tarihimizde “ben de varım” diyen kadınlardan biriydi Ela Gözlü Pars... Anne olmasına karşın ,toplumsal rolleri reddeden, egemen kültüre yaşamıyla boyun eğmeyen, kadınların peçe taktığı dönemde peçe takmayı
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
Puan vermedi
#JodiPicoult #EvKuralları “Onların hepsi birer dâhi, sadece çoğunluğun içinde azınlık oldukları için birer gerizekalı damgası görüyorlar ” “ Bizi şaşırtan insanlarla aramızda farklar olması değildir. Bizi şaşırtan, aksi yöndeki tüm olasılıklara rağmen, paylaştığımız ortak yönlerdir.” ____________________________ Merhaba arkadaşlar 🪽 PİCOULT bu kez karşımıza , annesinin ona ''SEN BENİM MÜZİĞİMSİN '' şeklinde hitap ettiği Asperger sendromlu , dâhi bir çocuk olan Jacob ile kusursuz bir dünyada ,kusurlu olmanın öyküsünü , yüksek gerilimli bir polisiyenin satır aralarından fısıldayarak biz okurların karşınına çıkarken ,bir kez daha bir aile dramını açık ara farkla en'lere taşıyor.. Bir annenin sevgisi, bir oğulun arada kalmışlığı üzerinden farklılıklara ve tolere edilmelere dair bir hikaye okumak istiyorsanız ve hâlen daha bu müthiş kalemle tanışmadıysanız , tanışmanın tam vaktidir derim * * * * * * * * * Özel bir çocuğa sahipseniz eğer dilinizde hep aynı melodinin nakaratı vardır. Jacop'un annesinin altını çizerek şu sözlerle vurguladığı gibi , “LÜTFEN ONU GÖRÜN ONU TANIYIN” Empatinin kraliçesi olarak bilinen Jodi Picoult yine sosyal farkındalık & dikkat & hassasiyet ve fazlasını gerektiren ,hayata , yaşama ve bizlere dair can alıcı bir konuyu - hususu ele alarak sizleri sayfaları çevirmeye teşvik ederken ,dokunaklı oluşunun yanı sıra , bir o kadarda içsel savaşın verdiği çatışmayı, çıkmazı, hüznü, ağırlığı bir nakış gibi işleyor tüm saltlığı ile.. Çoğumuz, muhtemelen "Asperger sendromu" kavramına yabancıyızdır belkide .. işte bu hikâyede ise tam olarak bu anlatılıyor.. Bilinmezlere ışık tutarak.. Biri 18 ,diğeri 15 yaşında olan, karakterleri tamamen birbirine zıt Jacop & Thomas kardeşler ile anneleri Emma karakterleri üzerinden.. EV
Ev KurallarıJodi Picoult · April Yayıncılık · 2019350 okunma