Melek Ulu

Melek Ulu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·392 syf.··
2026 39. kitabı
Mary Lynn Bracht
8.8/10 · 544 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·392 syf.··
2026 39. kitabı
#MaryLynnBracht #BeyazKasımpatı #ArkadyaYayınları Bütün savaşlar, dünya kadınları ve kızları için bir suçtur..!! Tarih kitapları, şarkılar, romanlar, oyunlar, filmler ve anıtlar yaşananları unutmaya ve Barış içinde ileriye gitmemize yardım etmek için son derece gereklidir.. Acı, iyi bir öğretmendi _______________________________ Merhaba sevgili dostlarım 🪽 Kore tarihinin en acı ve zorlu dönemlerinden birini, "teselli kadınları" olarak bilinen Koreli kadınların trajedisini, çarpıcı bir kardeşlik bağı ve zamansal geçişler üzerinden anlatan, yürek burkan “BEYAZ KASIMPATI” adlı eserle geldim.. Bu kitap, sadece bir roman değil; kardeşliğin, yıkımın ve hafızanın izini süren, zamanın donduramadığı bir sessiz çığlığıda aynı zamanda... Roman, iki ayrı zaman diliminde, koparılamaz bir bağla birbirine tutunmuş iki kız kardeşin trajedisini anlatıyor: Hana ve Emi. Geçmişin Karanlığında, Hanna ; (1943 - Japon İşgali) Küçücük kardeşi Emi'yi koruma içgüdüsüyle yanarken ,denizlerin derinliklerinde nefesini tutan , güçlü bir dalgıçtır .. Fakat bir gün, Emi'nin yerine kendisini feda eder. O, Japon askerleri tarafından kaçırılarak, insanlık onurunun en ağır sınavlardan geçtiği, "teselli kadınları" olarak bilinen yüz binlerce kadının sessizleştirilmiş acısını yaşamaya mecbur kalır. Hana’nın yolculuğu, bir onur kaybı, bir yeniden diriliş yolculuğudur.. ‍ Tıpkı bir Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğuşun hikâyesidir.. Fiziksel olarak zedenelmiş olsada içindeki intikam ateşi ve kardeşine duyduğu sonsuz sevgi onu hayata bağlayan, tek ve gerçek yegâne duygudur..
Beyaz KasımpatıMary Lynn Bracht · Arkadya Yayınları · 2018544 okunma
Puan vermedi·348 syf.··
2026 38. kitabı
#SandieJones #ÖyekiKadın #EpsilonYayınları “O nasıl biri?” diye sordum. Sakalını ovuşturarak bir süre düşündü. “Sanırım her anne gibi. Ev hanımı, uzlaştırıcı, son derece sadık ve çocuklarına karşı korumacı. Umarım karşılığında aynı sadakati sunabilirim. Onun hakkında tek bir kötü söz duymadım. O iyi bir kadın.” * * * * * * * * * Merhaba arkadaşlarım 🪽 sizlere; özellikle toksik aile dinamikleri, manipülasyon ve gaslighting gibi temaları derinlemesine işlerken, okuyucuyu sürekli şüphe içinde bırakan “ÖTEKİ KADIN” ile geldim. Sandie Jones'in kaleminden * * * * * * * * * Öncelikle Toksit dinamikler nedir ufaktan değinmek istiyorum.. Aile içi etkileşimlerin ,birbirlerine yıkıcı veya zarar verici sonuçlar doğurduğu aile yapısı olarak ifade edilir.. Şöyleki; Bireyler, aile içinde sürekli kaygı , duygusal manipülasyon veya sözlü taciz yaşayabilirler. Bu zararlı dinamikler genellikle sürekli eleştiri, sınır tanımama ve aile üyelerinin kendilerini bitkin ve değersiz hissetmelerine neden olan suçluluk duygusu uyandıran konuşmalar, kontrol altında tutmalar, tehtitkâr olmaları, yetişkin çocuk veyahut yetişkin genç rollerinin tersine dönmesi.. olarak tanımlanır.. “Gaslighting” terimi ise kişilerin gerçeklik algısını bilinçli olarak bozan bir tür psikolojik baskı yöntem olarak tabir edilir.. Bu yöntem kişilerin anılarını, duygularını ve algılarını manipüle ederek onların kendi hafızaları ve duygusal durumları konusunda şüphe duymalarına neden olan bir kavramdır.. Şimdi... Şöyle bir aile düşünelim; Toksik aile dinamikleri olan, manipülasyon ve gaslighting gibi temaların iç içe geçip harmanlandığı ve o son dokunuşla ortaya çıkan tasarımı.. Ne kadar korkunç ve ürkücü bir tablo öyle değil mi Aile ..!!! Dışarıdan bakıldığında sorunsuz hatta
Öteki KadınSandie Jones · Epsilon Yayınları · 2022206 okunma
Puan vermedi·556 syf.··
2026 36. kitabı
#EmileZola #Germinal #İşBankasıYayınları Merhaba kıymetli arkadaşlarım 🪽 Bugün sizlerle, sayfalarını çevirirken parmak uçlarımıza kömür karasının bulaşacağı, nefesimizin daralacağı yerdeyiz .. Emile Zola’nın Germinal'i ile yerin yüzlerce metre altına, o "yeraltı canavarının" midesine iniyoruz, yazarın deyimiyle Tohumun karanlıkta çatladığı yerin tam kalbine.. Eseri bitirdiğimde zihnimde canlanan sahneler sadece 19. yüzyıl Fransa’sına ait değildi; bizim canımızdan, bizim toprağımızdan karelerdi de aynı zamanda.. Ermenek’te madeni su bastığında o ananın, ciğerimizi yakan "Benim oğlum yüzme bilmez ki, suyun içinde o ne yapar?" deyişini hatırladım.. Zonguldak’ta sedye kirlenmesin diye "Çizmelerimi çıkarayım mı?" diyen o naif, o dev yürekli işçinin titreyen sesini duydum. Soma’nın o hiç dinmeyen sızısını hissettim.. Soma'dan Ermenek'e, Zonguldak'tan dünyanın dört bir yanına... Alın terini kömür karasına karıştırıp helal lokma peşinde ömrünü o karanlık kuyularda bırakan tüm maden emekçilerini saygı ve rahmetle anarak açıyorum bu kitabın kapağını. * * * * * * * * * Zola bizi alıyor, ışığın değil, umudun yokluğu olan , 1860’ların Fransa’sında, o her an kopacakmış gibi duran gıcırdayan derme çatma bir asansör kabinine bindiriyor. Peki orada bizi neler bekliyor Aşağı indikçe tükenen bir hava.. zifiri karanlıkta, bizleri yutan bir kuyu.. Ve orada sadece maden yok; orada ciğerlerinden kömür karası tüküren babalar.. Yüzleri is içinde kalmış, çocukluğunu bir vagonun arkasında bırakan sekiz yaşında vagon iten küçücük eller..
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma