Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür;
'Yaşayın, monotonluktan uzaklaşın,gezin,görün, keşfedin,başkalarıyla ilgilenin,okuyun,sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.'
''Acıya alışmak'' dedikleri bu olsa gerek. İyi ki böyle. Düşünüyorum da, ilk günkü acı aynı gücüyle kalsa, hiç kimse yaşayamazdı herhalde. O kopkoyu acı, keder, kahroluş, pılını pırtını toplayıp, geldiği çabuklukta, çıkıp gitmiyor aslında. Olduğu yerde duruyor! Şekil değiştiriyor yalnızca, daha katlanılır bir çehreyle çıkıyor karşımıza.