Düşün ki boğaz köprüsünden arabanızla geçerken, arka koltukta birinin oturduğunu farkediyorsunuz.
"Sende kimsin" diye sorduğunuzda,
Mimar Sinan olduğunu söylüyor.
Ne yaparsınız?
Zamanda yolculuk yapma imkanı elde eden dört seyyah, kendilerini istabul'un fethinde bulurlar, ve kuşatmanın günü gününe ilerleyişıni Sultan Mehmet'in ağzından dinlerler.
Mimar Sinan ile tanışma imkanı yakalayan seyyahlar, Süleymaniye, Selimiye ve şehzadebaşı camilerinin sakladığı sırları, şifreleri öğrenir.
•Yazar gayet yalın ve akıcı bir dil kullanmış, tarihe karşı merakı olan ilgisini çeken herkesin zevkle okuyacağı, kısmen tarihi olayların hikaye tarzına çevrilmiş halini oluşturan bir kitap.
Zamanla RandevuOrhan Yeniaras
Akşam gün batımına yakın, hem üsküdar hemde edirnekapı camilerini aynı anda görebilecek bir yerden bakınca, inanılmaz bir manzarayla karşılaşırsınız, güneş üsküdar'daki caminin arkasından batarken aynı anda ay' da Edirnekapı cami'nin arkasından doğar. Dahası da var. Mihrimah sultan gece ve gündüzün eşit olduğu 21 mart'ta doğmuştur. Güneşin batışı ve ayın doğuşu bu tarihte daha net gözlemleniyor.
Ya iki çağı, hatta çağları tek çağa sığdırma hüneri gösterenlere ne demeli? Deli mi? Yoksa veli mi? Belki de velayet sınırlarını zorladığını sanan bir deli. Kim bilir belki de aşkın bir dahi.
At ve nal sesleri yirmibirinci yüzyıl insanı için ne ifade ederdi acaba? Belki de hiçbir şey, at onların yaşamından çıkalı çok olmuştu çünkü.
Ama ortaçağ insanının değerleri, dengeleri ve yargıları çok farklıydı. Bir ortaçağ savaşcısı için at ve nal sesleri, zafer müjdesi demektir. Onu silahından ve atından ayrı düşünmek mümkün değildi.