Diyelim ki dünyanın en iyi insanını buldum ve onunla buluştum. Ne olabilirdi ki? Muhtemelen görüşmenin ilk yirmi dakikasında foyam ortaya çıkacaktı. Çünkü ne başkalarının söyleyeceklerine ne kendi anlatacaklarıma inancım kalmıştı. Patronumdan yakınabilir, hoşlandığım birinden bahsedebilir, ne kadar sevilesi bir insan olduğumu kanıtlayabilmek için yaşam öykümden seçme parçalar anlatabilir, eski kocama küfredebilir, aralara da bir iki espri sıkıştırabilirdim. Çoğu insan bunu yapar ve hiç de gocunmaz.