Başkalarına gerçek anlamda iyilik eden kişilerin asıl amacı işe yaramak değil, ilginç bir yaşam sürmektir. Öğüt vermeye değil örnek olmaya çabalarlar.
.
.
Sen bunun pek önemli olmadığını düşünebilirsin. Ama her şeyi gören Tanrı, senin örnek olman sayesinde dünya nın daha iyi bir yere dönüştüğünü bilir ve seni her gün, birbirinden bereketli nimetlerle ödüllendirir.
Yalnızlık tarafından sindirildiğini hissedenlerin şunu unutmamaları gerekir: Yaşamımızın en önemli anlarında daima yalnızızdır.
Annesinin karnından çıkan bir bebek yalnızdır; etra fında kaç kişinin bulunduğu önem taşımaz, neticede ya şayıp yaşamayacağına bebeğin kendisi karar verir.
..
.
İstenmeyen addedilen ölüm, karşımıza çıktığında; var lığımızın en önemli ve korkulan anı gelip çattığında yalnız olacağız.
"Yarın her şey farklı olacak," diye sözler verirler kendi kendilerine.
Yarın olduğundaysa şu soru, onları oldukları yere mıh lar:
"Peki ya her şey ters giderse?"
Böylece hiçbir şey yapmadıklarıyla kalırlar.
İşte asla yenilmeyenler böyle insanlardır! Yenilmezler ama yenemezler de..
Evet, kokusunun etkisindeyseler sevdinlerdi onu, kendilerinden biri olarak kabul etmekle kalmasınlardı, çıldırasıya, kendilerini feda edesiye sevdinlerdi, hayranlıklarından tir tir titresinler, hazdan haykırsınlar, ağlasınlar, Tanrı'nın soğuk tütsüsü altında yaptıkları gibi diz çöksünlerdi onun, grenouille'un kokusu burunlarına gelir gelmez.
Hayatta istediği hemen hemen her şeye kavuştuktan sonra, varlığının hiçbir anlama gelmediği sonucuna varmıştı; çünkü her şey her gün aynıydı. Böylece ölmeye karar vermişti.