Murat Tecimer

Murat Tecimer

, bir kitap okudu
8/10
·736 syf.··
7 günde okudu
·
2020 26. kitabı
Herman Melville
8.2/10 · 7,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·112 syf.··
2020 25. kitabı
İçinde bulunduğu toplumun değerlerinden uzaklaşmış, duygularını yitirmiş bir “yabancı”nın romanıdır bu. Öyle ki onun idama mahkum edilmesinin temel nedeni bir cinayetten çok toplum değerlerine aykırı olmasındandır. Ancak kendi idam mahkumiyetini bile o kadar ilgisizlik ve vurdumduymazlıkla karşılar ki, sadece toplum değerlerine değil kendine bile yabancı olduğunu anlarsınız. “Savcı ruhumdan söz etmeye başladığı için dinlemeye çalıştım. Ruhumu mercek altına aldığını ve hiçbir şey bulamadığını söylüyordu; “işte böyle sayın jüri üyeleri.” Aslında bende ruhtan da eser yokmuş insanlıktan da, hatta insan kalbini esirgeyen ahlak kurallarının birine bile sahip değilmişim. “Şüphesiz,” diye ekledi, “bu yüzden onu ayıplayamayız. O elde edemeyeceği bir şeye sahip değil diye şikayet edemeyiz. Fakat tamamen olumsuz bir erdem olan hoşgörürlük, bu mahkemede yerini daha çetin fakat daha yüksek olan adalet gibi bir erdeme bırakmamalıdır. Hele bu adamda görüldüğü cinsten boş bir kalp, içine toplumun yuvarlanıp girebileceği bir uçurum haline gelirse.” Anneme karşı takındığım tavırdan da o sırada bahsetti. Duruşma sırasında söylediklerini tekrarladı. Fakat cinayetten bahsettiğine zamankine göre çok uzun konuştu, hem de öyle uzun konuştu ki, o sabahki sıcaktan başka şey hissetmez oldum. Bu durum, savcının durduğu ve bir süre sustuktan sonra çok alçak ve ikna olmuş bir sesle “Bu mahkeme, yarın cinayetlerin en korkuncunu, bir babanın katli davasını yargılayacaktır beyler,” dediği ana kadar sürdü. Ona göre, bu korkunç cinayet karşısında insanın aklı duruyordu. İnsan adaletinin zaaf göstermeksizin onu cezalandıracağını umuyordu. Yalnız, şunu da çekinmeden söylüyordu, bu cinayet karşısında duyduğu dehşet, şu sanığın duygusuzluğu karşısında duyduğu dehşetten neredeyse daha azdı. Annesini manen
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2015137,4bin okunma
9/10
·413 syf.··
2020 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 18:11
Tek tipte, sorgulamayan, liderini (!) tanrısal güç sahibi sayacak, itaatkâr “yoldaş” üretme ideolojindeki Sovyet Rejimince insanların nasıl “mankurt” a dönüştürüldüğü, milli ve dini değerlerinden nasıl uzaklaştırıldığı Cengiz Aytmatov’un kaleminden büyük ustalıkla bizlere sunuluyor. Aytmatov, Stalin dönemi mezalimini bizzat yaşayan biri olarak bir devlet adamı olan babasını genç yaşta dönemin ideolojisine karşı kaybetmiş ve şu satırları kaleme almıştır: “Yirmi yıldan beri babamızdan haber alamıyoruz. Yaşıyor mu, öldü mü, ne zaman hapse atıldı, vatana karşı bir suçu sabit oldu mu, olmadı mı bilmiyoruz. Bu soruları sormamızın sebebi şudur: Biz uzun yıllardır babamız ile ilgili olayları üzüntüyle hatırlıyoruz. Benim bildiğim kadarıyla babam vatanı, milleti için çalışan biriydi. Biz gerçekleri bilmek istiyoruz. Bu durum sadece babamın hayatı için değil, bizim aile şerefimiz için de önemlidir. Ben evin en büyüğüyüm ve Kırgızistan’daki genç yazarlardan biriyim. Bütün şartlarım uymasına rağmen beni doktoraya kabul etmediler. Moskova’da mühendislik enstitüsünü bitiren erkek kardeşime de aynı muameleyi yaptılar. 1954 yılında liseyi bitiren kız kardeşim sınavlarında büyük başarılar göstermesine rağmen Moskova’daki hiçbir yüksekokul tarafından kabul edilmedi. Biz gerçekleri öğrenmek istiyoruz.” Bütün bu yaşanmışlıkların yazarın eseri üzerindeki etkileri tartışmasız çok büyük. Okunması, okutulması gereken bir baş yapıt.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma