Kendini toplumdan uzaklaştırmak isteyen ve toplum normlarını eleştiren C.’ nin kendini bulma çabası anlatılıyor kitapta.
Daldan dala atlayan, okuyucuda ne aradığını bilmiyor hissi uyandıran, çocukluğunda yaşadığı travmadan zihninde tortuları kalan “bıyık”, “bacak”, “yüksek topuklu ayakkabı” objelerini yaşadığı her durumda karşısına çıkaran bir insan “aylak” C.
C.’ye göre “karşılıksız sevgi” dışındaki tüm değerler sahte ve gülünçtür. Annenin yavrusuna olan sevgisi ile özdeşleştirilen “karşılıksız sevgi” için olan bu özlem; küçük yaşta annesini kaybeden, teyzesi Zehra’yı annesi yerine koyan ancak teyzesinin de babasının metresi olduğu ana tanık olunca büyük hayal kırıklığına uğrayan çocuk C.’den “aylak” C.’ye kalan miras olabilir mi?
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
“Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez..... Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!”