Toplum gitgide küçülen birimlere bölündü. Toplumların bağlılıkları azaldığı gibi bireyler kendi içlerinde daha fazla çelişkiler yaşamaya başladılar. Bir seçimi kazanmak ya da herhangi bir malı çok sayıda satabilmek için, bu farklılıkları aşmak, kitleleri birbirine yaklaştırmak zorundasınız. Bunu başarmanın tek yolu, insanları temelinde, neredeyse bilinçaltında heyecanlandıran, çeken bir imge yaratmaktır. Aslında gerçeklerden ya da doğrulardan söz etmiyor, bir efsane yaratıyorsunuz.
İnsanlara kim olduklarını söyleyin. Bir bireyi ya da bir topluluğu herhangi bir tartışmanın içine çekmek akılcı bir davranış değildir. Size direnirler. İnsanların fikirlerini değiştirmek yerine, kimliklerini, gerçekleri algılama biçimlerini değiştirirseniz uzun vadede onları daha fazla kontrol altında tutabilirsiniz. Onlara kim olduklarını söyleyin, kendilerine yakıştıracakları bir imaj, bir kimlik yaratın. İçinde bulundukları durumdan hoşnut olmadıklarını hissettirin. Kendi benliklerinden mutsuz olmaları size yeni bir kimlik, yeni bir yaşam biçimi sunma fırsatı verecektir. Ancak size kulak verirlerse, kim olduklarını keşfedeceklerdir. Aynı zamanda dış dünyayı algılama biçimlerini de değiştirmek istediğiniz için, nelere baktıklarını denetleyin. Algılayacakları ortamı yaratabilmek için medyayı elinizden geldiğince kullanın. Sizin imajınız bir reklam olarak değil, atmosferin bir parçası olarak görülmelidir.