Atatürk, dünya barışı özleminin yerel yansıması olan Türkiye barış çevresini Balkan devletleri ile Yakındoğu devletleri arasında sağlayacak bir dış siyaset başlatmıştı. Bunun ötesinde, Avrupa-Batı dünyası için bir düşmanlık hedefi olmaktan çıkmak; kurulmuş olan barışçı ilişkileri sürdürmek Kemalist dış siyasetin başlıca ögeleri olmuştu. "Yurt'ta Barış, Dünya'da Barış" sloganı ile özetlenen bu siyasetin iki özleminin ikisini de bozan olaylar, anlatacağım kaotik dönemin başlangıcı olmuştur. Avrupa'da savaşçı rejimlerin etkileri, Türkiye'nin kendi bağımsızlık alanını yaratmaya çalışan dış siyaset düzenini yıkmıştır. Ulusal bağımsızlığın, bütün kalkınma sorunlarının içinden bir daha çıkılamaz duruma gelmesinin başlaması, işte bu iki bozucu etkenin koşulları altında Millî Şeflik rejiminin, Kemalist doğrultudan ayrılan bir yola saparak, yolunu şaşırmasının sonucudur.