Mehmet Yiğit Okuroğlu

Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Atatürk, dünya barışı özleminin yerel yansıması olan Türkiye barış çevresini Balkan devletleri ile Yakındoğu devletleri arasında sağlayacak bir dış siyaset başlatmıştı. Bunun ötesinde, Avrupa-Batı dünyası için bir düşmanlık hedefi olmaktan çıkmak; kurulmuş olan barışçı ilişkileri sürdürmek Kemalist dış siyasetin başlıca ögeleri olmuştu. "Yurt'ta Barış, Dünya'da Barış" sloganı ile özetlenen bu siyasetin iki özleminin ikisini de bozan olaylar, anlatacağım kaotik dönemin başlangıcı olmuştur. Avrupa'da savaşçı rejimlerin etkileri, Türkiye'nin kendi bağımsızlık alanını yaratmaya çalışan dış siyaset düzenini yıkmıştır. Ulusal bağımsızlığın, bütün kalkınma sorunlarının içinden bir daha çıkılamaz duruma gelmesinin başlaması, işte bu iki bozucu etkenin koşulları altında Millî Şeflik rejiminin, Kemalist doğrultudan ayrılan bir yola saparak, yolunu şaşırmasının sonucudur.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Zaman elinizdeki en büyük silahtır. Uzun vadeli bir amacı aklınızdan çıkarmazsanız, hiçbir kişi ya da hiçbir ordu size karşı duramaz. Her türlü durumda seçeneklerinizi genişletmenizi sağladığından, zaman kazanmanın en iyi yolu karşınızdakini büyülemektir. Böyle bir yaklaşımla düşmanınızı geri çekilmeye, etkili bir karşı-strateji uygulamak için psikolojik olarak meydanı size bırakmaya ikna edebilirsiniz. Karşınızdakiler kendini minnettar, mutlu, duygulanmış, kibirli hissedebilirler, bu duyguları sürdükçe, hangisi olduğu önemli değildir. Duygularına kapılan bir insan dalgınlaşır. Onlara istediklerini verin, özçıkarlarına hitap edin, kendilerini sizden üstün görmelerini sağlayın. Bebeğiniz eline keskin bir bıçak alırsa, elinden kapmaya çalışmayın; sakin durun, ona bir şeker sunun ve bebeğiniz daha cazip olan şekeri almak için bıçağı bırakacaktır.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Çoğumuz yarı uykuda gezer bir durumda yaşarız: günlük işlerimizi yaparız ve günler uçup gider. Bu durumun iki istisnası çocukluk dönemi ve âşık olduğumuz zamanlardır. Her ikisinde de duygularımız daha açık, daha canlı, daha ilgilidir. Ve duygusallığımızı kendimizi daha canlı hissetmekle eşit görürüz. İnsanların duygularını harekete geçiren, kendilerini üzgün, neşeli ya da umutlu hissetmelerini sağlayan halka mal olmuş bir kişi de aynı etkiye sahiptir. Duygulara hitap etmek her zaman için mantığa hitap etmekten daha güçlüdür.
Sayfa 200·Kitabı okudu
İlkel insanlar ahşap ve taştan yapılan putlara taparlarken, uygar insanlar et ve kandan oluşan idollere taparlar. -George Bernard Shaw
Sayfa 220·Kitabı okudu