Mehmet Yiğit Okuroğlu

Çağımızda pek yaygın olan "ideoloji çekişmeleri" ulusal bilincin uyanmasını önleyen, bilinçlenmeyi bilinçsizce girişimlere yönelme olarak gösteren kördöğüşüdür. Bilinçlenmede başkasına karşı olma değil, kendi varlığının anlamını kavrama, değerini anlama, evren bütününde kendi yerini bulma, kendini tanıma eylemi sözkonusudur.
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir ulus, hangi ulusun dilinden aldığı kavramlara kendi öz dilinden türetilenlerden daha çok yer verirse, daha hızlı eğilim gösterirse o ulusça sömürülüyor demektir. İşte düşünce alanında sömürü dediğimiz de budur. Ulusların kimliklerini, birer tarih varlığı olması gereken kişiliklerini sömürerek yoketmenin en etkili yolu kavram egemenliğini kurmaktır. Hangi ulus başka bir ulusun dilinde kavram egemenliği kurmuş, o dile kendi dilinin en yaratıcı, en güçlü kavramını vermişse düşünce alanında onu egemenliği altına almış, onu kendi tarih gerçeğinden uzaklaştırmış, köklerini toprağından sökmüştür.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Çağımızda, kimi sömürücü uluslar kendi ülkelerinde pek de kuramcı değilken, sömürmek istedikleri toplumların kuramcılığa en elverişli geleneklerini, inançlarını öne sürerek işlerini görürler. Kendi ülkelerinde gerçekçi, sömürdükleri ülkelerde kuramcı kesilirler. Onların kuramcılığı belli bir sorunu çözümleme ereği gütmez, sömürmek istediklerini deney gerçeklerinden uzaklaştırıp kavramlarla oyalamaya yönelir.
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Çağımızda " geri kalmış uluslara yardım" adı altında sürdürülen eylemler geliştirici olmaktan uzaktır. Geri kalmış bir ulusu kalkındırmanın yolu ona karşılıksız yardım değil, ülkenin doğal verimlilik olanakları ölçüsünde üretici kurumların kurulmasını sağlamaktır. Karşılıksız yardım üretici olmayı, kendi kendine yeterli duruma gelmeyi önler, önlemese bile gelişme olanağı vermez.
Sayfa 35·Kitabı okuyor