Mehmet Yiğit Okuroğlu

Aşık olduğunda, bir erkek sevdiği kızı dişi türünün özel bir örneği olarak görmez. O kızda, cinsinin başkalarıyla kıyaslanamaz, eşsiz bir temsilcisini görür.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kişisel farklılıkları ayrımsamak yeterli değildir. Gerekli olan, değerlerin ayrımıdır. Bir kişi bir başkasına rastladığı zaman onu değişik yaratılışta ve farklı bir birey olarak görmediği sürece psikolojik yönden aşk olanaksızdır. Bilinçli duruma gelmesi gerekmese de, farklılık hissedilmelidir.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Doğru kabul edilebilecek ikinci varsayım, aşkın, ancak bireysel gelişimin belirli bir evresine ulaşıldığı zaman mümkün olmasıdır. Aşk doğuştan ve birincil değildir. Aşk, sonradan, bireysel yaşamda kazanılan bir deneyimdir. Aşkın açlık ya da seks gibi bir içgüdü olduğunu söyleyemezsiniz. O, sonraki ruhsal gelişmenin meyvesidir. Aşk kesinlikle kültürün bir ürünüdür. Bir grubun üyeleri arasında belirli bir farklılaşma aşamasına ulaşılmadan aşk mümkün değildir. Belirleyici faktör, kişinin sosyal grubun içinden birey olarak ortaya çıkmasıdır; yani, insanların yalnızca toplumsal bilince sahip oldukları zaman değil, grup içindeki farklılıkların da bilincinde oldukları zaman. İnsanların yalnızca kişiler arasındaki farklılıkları görmeleri değil, bu farklılıkları değerlendirmeleri de gereklidir.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Puan vermedi·112 syf.·
3 günde okudu
·
2025 31. kitabı
Franz Kafka
7.3/10 · 54,1bin okunma
Evlenmek, bir aile kurmak, gelecek tüm çocukları kabullenmek, onları bu güvensiz dünyada yaşatmak ve hatta biraz da yol göstermek, benim inancıma göre bir insanın başarabileceği en yüce şeydir. Görünüşte bu kadar çok insanın bunu kolayca başarması, bir karşı kanıt değil; çünkü birincisi, gerçekte o kadar da çok insan başaramıyor bunu ve ikincisi, pek de fazla olmayan bu insanların "yaptıkları" bir şey değil bu, yalnızca içinde yer aldıkları olaylar öyle gelişiyor; gerçi bu en yüce şey değil, yine de çok büyük ve çok saygın bir şey (özellikle de "yapmak" ve "gerçekleşmek" fiilleri birbirinden kesin hatlarla koparılamayacağı için). Ve nihayet söz konusu olan da o en yüce şeyin kendisi değil, ona uzaktan bile olsa, namuslu bir biçimde yaklaşmaktır yalnızca; dosdoğru güneşin ortasına uçmak gerekmez, dünya üzerinde, güneşin zaman zaman aydınlattığı ve insanın bir parça ısınabileceği küçük, saf bir köşeye sığınmak yeter.
Sayfa 56·Kitabı okudu