Elli yaşımda beni intihara kadar götüren sorum, aptal bir çocuktan bilge bir yaşlıya dek her insanın içinde yatan, benim de gerçekte başıma geldiği gibi, sormadan yaşamanın mümkün olmadığı en basit soruydu. Soru şuydu: "Şimdi yaptıklarımdan, yarın yapacaklarımdan ne sonuç çıkacak, tüm hayatımdan nasıl bir sonuç çıkacak?" Soru bir başka ifadeyle şöyle olacaktı: "Neden yaşıyorum, neden bir şey istiyorum, neden bir şeyler yapıyorum?" Soru bir başka şekilde de şöyle ifade edilebilirdi: "Hayatımın, ileride kaçınılmaz bir şekilde beni bekleyen ölümle yok olmayacak bir anlamı var mı?" ( Ve bu gece ölmeyi diledim... )
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kendini öldürmek için değil,çektikleri yoğun ruhsal acıyı hafifletmek ve yaşamaya mahkûm oldukları hayatı reddetiklerini göstermek için bileklerini yüzeyel ya da derin kesen yüzlerce insan gördüm. "