Severek okuduğum ve inşallah severek okuyacağım Sezai Karakoç hayatını kaybetmiş. Allah'tan rahmet dilerim, sevenlerine, yakınlarına ve okuyucu kitlesine baş sağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin.
Kitabın yazarını tanımam etmem, bu kitab ise sadece Amin Maluft'an Arapların Gözünden Haçlı Seferleri ilgili kitabı okuyunca, burda da Selahaddin Eyyubi den bahsettiği için ilgimi çekti farklı kaynak farklı kültürden iki insanın tek bir adamı anlatması nasıl oluyor, aralarında nasıl bir fark var, hangisi daha bir edebi sınırlar içinde kalmıştır diye merak edip bu kitabı okudum.
Bu yazar sanki bütün ideolojik, siyasi ve dünyevi düşüncelerini romandaki kahramanlara söyletmiş bilhassa Selahaddin'e. Okurken zaman zaman dedimki acaba bunu yazan aşırı bir Türk milliyetçisi mi yazmış diye, çünkü neredeyse Selahaddin'i Türk yapacak. Yazarı mı kıralım Selahaddin Türk olsun Kürt olsun Arap olsun farketmez. Böyle büyük adamların, İslam davasına, İslam alemine faydası olan insanların cinsiyetleri milliyetleri olmaz. Biz de onlara zorla kılıf uydurmayalım. Selahaddin Eyyubi ve Nureddin Zengi'ler hangi ırktan olursa olsun İslam'a ve müslümanlara lazımdırlar. Allah sayılarını çoğaltsın.
Kitab roman şeklinde yazılmış. Melik Adil Selahaddin'den sonra devletin içine girdiği buhranı çözmek için Selahaddin ile arkadaşlık yapmış mantığını ve stratejisini anlamış kişileri araştırırken İbni Şedad'da denk geliyor.
İbni Şedad bildiklerini Selahaddin ile ve onun yakın adamlarıyla karşılaştığı olayları hikayeleri Melik Adil'e anlatmaya başlıyor. İkili arasında sohbet yaptıran yazar. Böylece okuyuculara Selahaddin Eyyubi'yi ve haçlı seferlerini aktarıyor.
Dediğim gibi yazar bilinçaltında çok güçlü bir milliyetçilik kaygısı gütmüş zaten kitab okununca anlaşılıyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse Amin Maluf daha akademik düzeyde daha ilgi çekiçi bir şekilde kitabını yazmış. Yani bu eser Amin Maluf'unkinin yanından bile geçemez. Belki okuyup beğenenler vardır fazla haksızlık etmeyelim sonuçta renkler ve zevkler